BRING BACK in Turkish translation

[briŋ bæk]
[briŋ bæk]
geri getirmek
to bring back
restoring
get back
geri getir
to bring back
restoring
get back
geri götürmen
back to
take back
return to
to bring it back
drive back
sokmama
to put
to get
stick
to bring
shoving
to sting
to poke
to smuggle
tuck
geri getirmemi
to bring back
restoring
get back
geri getirmez
to bring back
restoring
get back

Examples of using Bring back in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Or don't come back at all. so Garaad says bring back that captain.
Garaad Kaptanı getirin ya da gelmeyin diyor.
Please, bring back Puppy Paws as fast as you can.
Lütfen, Yavru Patiyi bir an önce geri getirin.
Do not let Jeff bury that man, and bring back my leather couch.
Jeffin o adamı gömmesine izin verme… ve deri kanepemi geri getir.
High school, huh? Must bring back some memories for you?
Bazı anılarını canlandırıyor olmalı. Lise, ha?
But you have to bring back my daughter. I will stay.
Ama kızımı geri getirmek zorundasınız. Kalacağım.
Killing me won't bring back your goddamn honey!
Beni Öldüremek Kahrolası balınızı geri getirmez!
And if you do find that monster, bring back his head… 5K.
Ve yaratığı bulursanız, kellesini getirin. 5000 papel.
And bring back King Nereus's daughter unharmed. Arrest them.
Onları tutuklayın ve Kral Nereusun kızını sağ salim geri getirin.
And, second… you go out and bring back Oprah.
İkincisi… çık ve Oprahyı geri getir.
This bring back memories, Mr. Beckett?
Anılar mı canlandı Bay Beckett?
Send an elite operative like Thapa on a mission to-to bring back Ella.
Ellayı geri getirmek için Thapa gibi elit bir görevliyi yollayarak.
Place bring back memories.
Burası hatıralarımı canlandırıyor.
I don't think any reception could bring back what we had.
Bence hiçbir düğün kaybettiklerimizi geri getirmez.
Bring back a bullet that matches the bullets fired at our soldiers, please.
Askerlerimize sıkılan mermilerle eşleşen mermiler getirin lütfen.
As usual. Arrest them and bring back King Nereus' daughter unharmed.
Her zaman ki gibi. Onları tutuklayın ve Kralnereusun kızını sağ salim geri getirin.
You go out and bring back Oprah. And, second.
İkincisi… çık ve Oprahyı geri getir.
This bring back memories, Mr?
Anılar mı canlandı Bay Beckett?
All right, take the horses, bring back supplies and more men.
Pekala,, atları almak malzemelerini geri getirmek ve daha fazla erkek.
This place bring back memories.
Burası eski hatıralarımı canlandırıyor.
Anger and resentment won't bring back the past.
Kızgınlık ve öfke sana geçmişi geri getirmez.
Results: 526, Time: 0.0584

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish