BULKHEADS in Turkish translation

['bʌlkhedz]
['bʌlkhedz]
bölmeler
don't interrupt
compartment
divide
division
the bulkhead
splitting
partitioning
cubicle
bölme kapıları
bölme kapaklarını
bölmeleri
don't interrupt
compartment
divide
division
the bulkhead
splitting
partitioning
cubicle
bölmelerin
don't interrupt
compartment
divide
division
the bulkhead
splitting
partitioning
cubicle

Examples of using Bulkheads in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bulkheads closed. This way.
Bu taraftan. Bölmeler kapatıldı.
Emergency force fields in place, bulkheads holding.
Acil güç alanları devrede, bölmeler dayanıyor.
This way. Bulkheads closed.
Bu taraftan. Bölmeler kapatıldı.
Steel bulkheads… Not enough power!
Çelik bölme-- Yeterli enerji yok!
Seal all shutters and bulkheads surrounding Central Dogma!
Merkez Dogmayı çevreleyen bütün kapakları ve bölümleri kapatın!
Closing all bulkheads immediately.
Tüm bölümler acilen kapansın.
Engineering's been stripped to the bulkheads.
Mühendislik, duvarlarına kadar boşaltılmış.
The hull and the bulkheads are still holding.
Gergiler ve Perdeler hala dayanıyor.
Reinforced bulkheads, backup power systems.
Güçlendirilmiş duvarlar, yedek güç sistemleri.
Bulkheads are closed.
Bölme duvarları kapalı.
It is impossible to obtain a positive lock on the bulkheads.
Gemi bölmelerine kilitlenmek imkansız.
Emergency bulkheads have sealed off the rest of the ship.
Acil durum kapakları geminin geri kalanını mühürlemiş.
And these bulkheads hold, we got maybe two days of air left.
Bu duvarlar olduğu sürece, iki gün yetecek kadar havamız kalmış olabilir.
All bulkheads closing.
Tüm kapaklar kapatılıyor.
All bulkheads closing.
Bütün bölümler kapatılıyor.
Steel bulkheads.
Çelik bölme.
People were thrown into the bulkheads. The ship accelerated.
Gemi hızlandırılmış… insanlar gemi gövdesinde savrulmuş.
To slow the advancing Soviets, allegedly on Hitler's orders, the bulkheads under the Landwehr Canal were blown up.
Bir iddiaya göre Hitlerin emri ile Sovyet ilerlemesini yavaşlatmak için Landwehr Kanalı altındaki bölmeler havaya uçuruldu.
Of course not. But shooting me would hardly make a difference. I have initiated a full lockdown of the station, magnetically sealing all bulkheads.
Tabii ki değil ama beni vurmak pek bir fark yaratmaz istasyonun kilitlenmesini başlattım, tüm bölmeler manyetik olarak kilitlendi.
It appears to only have limited control, but I think I can seal off some other bulkheads and.
Kontrolü sınırlı gibi görünüyor ama sanırım bazı bölmeleri kapatabilirim ve.
Results: 76, Time: 0.0447

Top dictionary queries

English - Turkish