CALLING CARD in Turkish translation

['kɔːliŋ kɑːd]
['kɔːliŋ kɑːd]
kartvizit
business card
calling card
telefon kartı
çağrı kartı
arama kartı
bir arama kartı
kartviziti
business card
calling card
kartvizitini
business card
calling card
kartvizitin
business card
calling card
çağrı kartını
yo-yoydu

Examples of using Calling card in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
No clues except your well-known calling card.
Senin ünlü kartvizitin dışında hiçbir ipucu yok.
Why taint your calling card?
Ama niye kartvizitini bozdun?
That's Lalo Hierra's calling card.
Bu, Lalo Hierranın kartviziti.
They attempted to destroy evidence. But they left us a Calling card.
Delilleri yok etmeye çalışmışlar ama bize kartvizit bırakmışlar.
The shooter left a calling card our competitor missed.
Ateş eden kişi kartvizitini bırakmış ama rakibimiz gözden kaçırmış.
Your calling card. These are good pictures.
Senin kartvizitin. Güzel fotoğraflar.
Moriarty has left his calling card.
Moriarty çağrı kartını bıraktı… Mımm!
The alien's calling card.
Uzaylının kartviziti.
If you want a calling card, go to the printer's.
Eğer telefon kartı isterseniz, yazıcının oraya gidin.
That's Gruber's calling card.
İşte bunlar Gruberın kartviziti.
Your calling card.
Senin kartvizitin.
It looks like our killer left a calling card.
Ve görünüşe bakılırsa katil kartvizitini bırakmış.
If that fiend is behind this, he will have left his calling card.
O şeytan bunun arkasındaysa, çağrı kartını bırakmış olmalı.
Except for a used 10 pound calling card.
Kullanılmış 10 poundluk telefon kartı hariç.
Shawn, sometimes a killer will leave a calling card.
Shawn, bazen bir katil kartvizitini bırakır.
He will have left his calling card. If that fiend is behind this.
O şeytan bunun arkasındaysa, çağrı kartını bırakmış olmalı.
We found this. But that's The Shadow's calling card, isn't it?
Bunu bulduk. Ama bu Gölgenin kartviziti, değil mi?
Give him your calling card right away.
Ona hemen kartvizitini ver.
Along with the stab wounds, The attacker chiseled a calling card into lex's chest.
Bıçak izlerine bakılırsa biri Lexin göğsüne kartvizitini kazımış.
He left his calling card.
Telefon kartını bıraktı.
Results: 99, Time: 0.043

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish