CELLS in Turkish translation

[selz]
[selz]
hücreleri
cell
cellular
solitary
the brig
pilleri
battery
cell
hücreler
cell
cellular
solitary
the brig
hücrelerini
cell
cellular
solitary
the brig
hücre
cell
cellular
solitary
the brig

Examples of using Cells in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Your cells, for those of you that don't know, are powered by a central generator.
Bilmeyenler için anlatayım, hücrelerinizin enerjisi merkezî jeneratörden geliyor.
Yesterday I found out my T cells were low.
Dün T Hücrelerimin azaldığını öğrendim.
And you think a few fish cells proves that the mummy was resurrected.
Birkaç balık hücresinin, mumyanın yaşama döndüğünü ispatladığını düşünüyorsun.
I will shoot every person in these cells until you do as I say!
Dediğimi yapmazsan bu hücrelerdeki herkesi teker teker vururum!
But that would require some way of transferring the sex cells from tree to tree.
Ama bu durumda eşey hücresinin ağaçtan ağaca geçmesi için bir yol lazım.
He wants our cells to learn from the turritopsis dohrnii.
Hücrelerimizin, turritopsis dohrniiden öğrenmesini istiyor.
Return to your cells immediately!
Derhal hücrelerinize dönün!
I can literally feel my cells shrinking.
Resmen hücrelerimin küçüldüğünü hissediyorum.
Acupuncture will allow your cells to regenerate and grow rapidly.
Akupunktur, hücrelerinizin yeniden canlanmasını ve hızla büyümesini sağlar.
We want you to close react valves on cells one and three.
Ve 3 nolu hücrelerdeki vanaları kapatmanızı istiyoruz.
And all of the soldiers had Jenova cells put inside them.
Jenovanın hücresini, alanlar ve onu gömenlerdi.
I said, get back to your cells.
Size hücrelerinize dönün dedim.
We have ten holding cells. He looks fit.
Adet hücremiz var. Formda görünüyor.
Give me all six fuel cells.
Altı yakıt hücresini de ver.
We're already rentin' cells to the feds for overflow.
Zaten boş hücrelerimizi Federallere kiralıyoruz.
To learn from the turritopsis dohrnii. He wants our cells.
Hücrelerimizin Turritopsis dohrniiden öğrenmesini istiyor.
Mealtime's over. I want you to wash your dishes and return to your cells.
Bulaşıklarınızı yıkayıp hücrelerinize dönmenizi istiyorum. Yemek vaktiniz bitti.
They're trying to attract My brain cells magnetically. Neutrino beams.
Beyin hücrelerimi manyetik olarak çekiyorlar. Nötrino ışınları.
Neutrino beams. They're trying to attract My brain cells magnetically.
Beyin hücrelerimi manyetik olarak çekiyorlar. Nötrino ışınları.
That much energy at once, and they can't. But only if your cells could absorb.
Hücreleriniz o kadar enerjiyi bir defada emebilseydi olabilirdi.
Results: 6215, Time: 0.0577

Top dictionary queries

English - Turkish