NERVE CELLS in Turkish translation

[n3ːv selz]
[n3ːv selz]
sinir hücrelerini
sinir hücrelerinin
sinir hücresi

Examples of using Nerve cells in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The neurons, the nerve cells, are actually just as active, in a sense, as they are when you are awake.
Nöronlar, sinir hücreleri gerçekte bir bakıma uyanık olduğunuz zaman kadar aktiftir.
If you practice something over and over again… those nerve cells have a long-term relationship.
Bir şeyi tekrar tekrar çalışırsanız, bu sinir hücrelerinin uzun dönem ilişkileri olur.
Nerve cells called photoreceptors Interpret the light, transmit the information to our brain, And that's how we see.
Foto reseptör denilen sinir hücreleri ışıkla etkileşime girer bilgiyi beynimize aktarır, böylece görme eylemini gerçekleştiririz.
The stomach has more nerve cells than the spinal cord,
Midedeki sinir hücreleri, omurilikte olanlardan daha fazladır.
Nerve cells damaged by Parkinson's disease or heart tissue of cardiac patients might ultimately be
Parkinson hastalığı yada kalp hastalığı yüzünden sinir hücreleri zarar görmüş hastaların hücreleri,
Liver cells, nerve cells, pancreatic cells-- we still can't grow them even today.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri-- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.
If you practice something over and over, those nerve cells have a long-term relationship.
Bir şeyi üst üste tekrarlarsanız, o sinir hücreleri uzun süreli bir bağ kuruyor.
his abdomen has its own nerve cells.
karın bölgesinin kendine ait sinir hücreleri var.
Quite. So, you have figured out a way… to reprogram nerve cells to self-heal?
Oldukça. Sinir hücrelerini, kendi kendini iyileştirmesi için… programlamanın bir yolunu mu buldunuz yani?
To reprogram nerve cells to self-heal? So, you have figured out a way… Quite?
Oldukça. Sinir hücrelerini, kendi kendini iyileştirmesi için… programlamanın bir yolunu buldunuz yani?
Extend these nerve cells to synapses until they create a full-blown network of consciousness. Dendrites, those pathways sent out by neurons to connect with other neurons.
Nöronların diğer nöronlarla bağlantı kurmak üzere gönderdiği… tali yollar olan dendritler… tam anlamıyla gelişmiş bir bilinç ağı oluşturana dek… bu sinir hücrelerini sinapslarla birleştirir.
Soon they reach the billions of nerve cells that Damian's brain is made of- the cells that control every aspect of how he behaves.
Kısa bir süre sonra milyarlarca sinir hücrelerinden oluşan Damianın beynine ulaşırlar. Bu hücreler onun nasıl davranacağını her yönüyle kontrol eden hücrelerdir..
And it also stops the dopamine returning to the nerve cells that have released it,
Ayrıca dopaminin üretildiği sinir hücresine geri dönmesini engeller.
Vicious predator without loyalties or love for anyone. the rabies virus is converting the poor animal into a marauding, snarling, By attacking the nerve cells.
Sinir hücrelerine saldıran kuduz virüsü… zavallı hayvanı, hiç kimseye itaati veya sevgisi olmayan… havlayan ve hırlayan saldırgan bir yırtıcıya dönüştürüyor.
The rabies virus is converting the poor animal By attacking the nerve cells, into a marauding, snarling,
Sinir hücrelerine saldıran kuduz virüsü… zavallı hayvanı, hiç kimseye itaati
Into a marauding, snarling, vicious predator without loyalties or love for anyone. By attacking the nerve cells, the rabies virus is converting the poor animal.
Sinir hücrelerine saldıran kuduz virüsü… zavallı hayvanı, hiç kimseye itaati veya sevgisi olmayan… havlayan ve hırlayan saldırgan bir yırtıcıya dönüştürüyor.
Huntington's is an incurable hereditary brain disorder that damages nerve cells and incapacitates you.
Huntington tedavi edilemeyen kalıtsal bir beyin hastalığı. Sinir hücrelerine zarar verip sizi güçsüz bırakıyor.
Like sparking back and forth from those nerve cells. Electromagnetic field, solar flares.
Bir elektromanyetik alan, güneş patlamaları, Sinir hücrelerimizden gelen ve çıkan kıvılcımlar gibi.
glutamic acid in its role as a neurotransmitter: a chemical that nerve cells use to send signals to other cells..
sinirbilimde nörotransmitter olarak görev alır; bir sinir hücresinin başka hücrelere sinyal olarak gönderdiği kimyasallardan biridir.
Neuroendocrine cells are cells that receive neuronal input(neurotransmitters released by nerve cells or neurosecretory cells)
Nöroendokrin hücre nöronal girdiyi( sinir hücreleri veya nörosekretuarlardan salınan nörotransmitterler) alan ve bu girdinin bir
Results: 74, Time: 0.0399

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish