CLOAK in Turkish translation

[kləʊk]
[kləʊk]
cloak
cloke
pelerin
of the pen
pelerinini
cape
cloak
görünmezlik
invisible
unseen
disappear
lnvisible
stealth
invincible
cloaked
looks
perdesini
curtain
act
screen
drapes
scenes
veil
barrier
gizlenin
hidden
secret
pelerini
of the pen
görünmezliği
invisible
unseen
disappear
lnvisible
stealth
invincible
cloaked
looks
pelerinine
cape
cloak
pelerine
of the pen
pelerinim
cape
cloak
pelerinin
of the pen
pelerinli
cape
cloak
perdesi
curtain
act
screen
drapes
scenes
veil
barrier
görünmezliğini
invisible
unseen
disappear
lnvisible
stealth
invincible
cloaked
looks
görünmez
invisible
unseen
disappear
lnvisible
stealth
invincible
cloaked
looks

Examples of using Cloak in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It's like having a wizard's cloak of invisibility.
Büyücünün Görünmezlik Pelerinine sahip olmak gibi bir şey.
Look, once I shut down the cloak, Prometheus can pinpoint the location.
Bak, görünmezliği kapattığımda, Prometheus yerini saptayabilir.
Raise your hands in the air, nice and slow. Officer Cloak.
Memur Cloak? Ellerini yukarı kaldır, yavaşça.
If they come back, the cloak is our best defense.
Eğer geri gelirlerse,… görünmezlik en iyi savunmamız olacak.
Fire a spread of lasers. And cloak!
Lazerleri ateşleyin! ve gizlenin.
VVhy? Because I think my guy would be wearing a cloak.
Neden? Çünkü benim adamım pelerin giyerdi herhâlde.
I think it's time to get my dad's old cloak out again.
Zamanı geldi.- Sanırım babamın eski pelerinini çıkarmamızın.
We need a cloak.
Pelerine ihtiyacımız var.
What about his saddle and cloak?!
Pelerinine ve eyerine ne oldu?!
You. Get the cloak back!
Sen. Görünmezliği geri getir!
Not all of them. Officer Cloak, he's one of the good ones.
Memur Cloak iyi olanlardan bir. Hepsi değil.
And cloak! Fire a spread of lasers.
Lazerleri ateşleyin! ve gizlenin.
While deploying the mines. The Defiant will be unable to raise shields or cloak.
Âsi mayınları yerleştirirken kalkan ya da görünmezlik.
Then why do you wear the cloak of the safe color?
O halde neden güvenli renkte pelerin takıyorsun?
Does anyone need a cloak?
Pelerine ihtiyacı olan var mı?
We don't want Careful, now. to get blood all over your pretty white cloak.
Şirin, beyaz pelerinine kan sıçrasın istemiyoruz. Dikkatli ol.
Get the cloak back! You!
Sen. Görünmezliği geri getir!
Where's my cloak?
Pelerinim nerede benim?
Officer Cloak. Raise your hands in the air, nice and slow.
Memur Cloak? Ellerini yukarı kaldır, yavaşça.
The cloak is the real cargo. There is no vaccine.
Aşı yok. Gerçek kargo görünmezlik.
Results: 468, Time: 0.06

Top dictionary queries

English - Turkish