CONNECTIONS in Turkish translation

[kə'nekʃnz]
[kə'nekʃnz]
bağlantıları
connection
contact
link
connectivity
junction
communication
linkage
uplink
nexus
coupling
bağlar
bond
connection
link
connective
vineyard
ligature
ligament
attachment
ties
bound
ilişkileri
relationship
affair
connection
intercourse
relate
relations
get involved
association
have
link
bu bağlantılar
bağlantı
connection
contact
link
connectivity
junction
communication
linkage
uplink
nexus
coupling
bağlantıların
connection
contact
link
connectivity
junction
communication
linkage
uplink
nexus
coupling
bağlantılarını
connection
contact
link
connectivity
junction
communication
linkage
uplink
nexus
coupling
bağ
bond
connection
link
connective
vineyard
ligature
ligament
attachment
ties
bound
bağı
bond
connection
link
connective
vineyard
ligature
ligament
attachment
ties
bound
bağları
bond
connection
link
connective
vineyard
ligature
ligament
attachment
ties
bound

Examples of using Connections in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Computer category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Programming category close
To figure out where Jonathan is. Maybe I can use our shared connections.
Belki paylaştığımız bağı, Jonathanın nerede olduğunu… bulmak için kullanabilirim.
And the ribbon represents human connections.
Kurdele de insani bağları temsil ediyor.
We had connections, my father being president of the tenants' council.
Bağlantılarımız vardı, babam kiracılar meclisi başkanıydı.
Manage your network connections.
bağlantılarınızı yönetin.
Edit your network connections.
bağlantılarınızı düzenleyin.
What happened to your art world connections?
Sanat dünyasındaki bağlantılarına ne oldu?
It pays to have connections.
Ne kadar bağlantılı olduğuna bakar.
I thought you had connections.
Bağlantılarınız olduğunu sanıyordum.
Because he knew that this man's diplomatic connections entitled his correspondence to less scrutiny from customs.
Çünkü bu adamın diplomatik bağlantılarıyla onun adından yazdığı şeyler gümrüklere takılmayacaktı.
But you must have good connections, so that shouldn't be a problem.
Ama sizin iyi bağlantılarınız olmalı, bu yüzden bir problem olmayabilir.
What connections do you have?
Kimlerle bağlantın var?
I should be talking to somebody, calling somebody, using my connections, something.
Birileriyle konuşuyor olmam lazım Bağlantılarımı kullanıyor olmam lazım birşeyler yapıyor olmam lazım.
Do you have any connections in New Mexico?
New Mexicoda hiç bağlantın var mı?
Think I wouldn't have connections in the Blue House?
Mavi Evde bağlantım yok mu sanıyorsun?
We're going to continue to cross-check those against international connections.
Uluslararası bağlantılara karşı bunları çarpraz kontrole devam edeceğiz.
You have Russian connections, Miss Bunting?
Rus bağlantılarınız var mı Bayan Bunting?
They come to us for our connections.
Bize bağlantılarımız için geliyorlar.
I thought you had connections.
Bağlantılarının olduğunu sanıyordum.
You got no connections, no backup, no power supply.
Hiçbir bağlantın yok, desteğin yok, Güç kaynağın yok.
So you will give up all these potential connections just for her?
Yani bütün bu potansiyel bağlantılardan onun için vaz mı geçeceksin?
Results: 1550, Time: 0.0735

Top dictionary queries

English - Turkish