DAILY BREAD in Turkish translation

['deili bred]
['deili bred]
gündelik ekmeğimizi
günlük rızkımızı
günlük yiyeceğimizi
günlük ekmeğiniz
günlük ekmeğimiz
günlük ekmeğimi

Examples of using Daily bread in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Our daily bread in Franco's Spain.
Bu Franco İspanyasından getirilen günlük ekmeğiniz.
Our daily bread in Franco's Spain.
İşte bu Franco İspanyasındaki günlük ekmeğiniz.
My daily bread, my seventh heaven is Kolaloka and no other.
Benim günlük ekmeğim, yedinci cennetim Kolalokadır yalnızca.
My daily bread!
Benim günlük rızkım!
So that you can buy your daily bread… if you know what I mean.
O zaman günlük ekmeğinizi alacak kadar paranız var… Eğer ne dediğimi anlıyorsanız.
Did you see the daily bread ration?
Günlük ekmek istihkakını gördün mü?
Our victory and the land that is forever free. Our daily bread.
Günlük rızkımız… zaferimiz ve sonsuza dek özgür bir ülke.
It's hard enough to earn daily bread.
Günlük ekmeğini kazanmak yeterince zor zaten.
Our daily bread, our victory and the land that is forever free.
Günlük rızkımız zaferimiz ve sonsuza dek özgür bir ülke.
A common man is busy earning his daily bread.
Sıradan bir adam günlük ekmek kazancıyla meşguldür.
A common man is busy earning his daily bread.
Halkın adamı günlük ekmeğini kazanmakla uğraşır.
This book gives you daily bread.
Bu kitap insana günlük rızkını verir.
Give us this day our daily bread, and forgive us our trespasses.
Bize rızkımızı bugün de ver ve günahlarımızı affet.
Daily bread?
Günlük rızkını mı?
Give us this day our daily bread.
Bize rızkımızı bugün ver….
Give us this day, our daily bread, and deliver us from evil.
Bugün bize rızkımızı ver ve bizi kötülüklerden koru.
Give us today our daily bread." What is that Silver?
Bize bugünlük rızkımızı ver'' Bu nedir Silver?
Give us this day our daily bread.
Bie günlük nimetimizi ver.
Stealing our daily bread and living off the efforts of man's work.
Günlük yemeğimizi çalıyor ve adamlardan kaçarak yaşıyorduk.
Give us this day our daily bread.
Bugün bizlere rızkımızı ver.
Results: 177, Time: 0.044

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish