DOMINATING in Turkish translation

['dɒmineitiŋ]
['dɒmineitiŋ]
hükmetmek
to rule
to dominate
ruling
domination
hakim
judge
control
dominated
all-wise
hold
dominant
magistrate
prevailing
rule
honor
domine
dominate
baskın
raid
dominant
bust
surprise
dominating
overpowering
stormed
dominance
dominatrix
swoop
hakim olmak
control
to dominate
hâkim
judge
control
dominated
all-wise
hold
dominant
magistrate
prevailing
rule
honor
egemenliği altında
hükmedeceğini
dominating
domine ediyor
dominates

Examples of using Dominating in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Observe, Reggie, your father dominating the humans.
İzle Reggie. Baban insanlara hükmediyor.
It's Pacquiao's quickness dominating the slower De La Hoya.
Pacquiaonun hızı, daha yavaş olan De La Hoyaya hâkim oldu.
Dominating him is an art.
Onu bastırmak, bir sanat.
Dominating the land is the key to survival for these killers.
Araziye sahip olmak, bu katiller için hayatta kalmanın anahtarıdır.
The dominating theory of anthropologists regarding human migration is the Out of Africa Hypothesis.
İnsan göçüne ilişkin antropologların egemen teorisi, Afrika Dışı Bir Olgu Hipotezidir.
However, the dominating colours were white
Fakat ağırlıklı renkler beyaz
Dominating worlds and selling them for a high price.
Gezegenleri ele geçirip onları iyi bir fiyata satmak.
We shall see a new power dominating the world.
Dünyaya hükmeden yeni bir güce.
About dominating pain. Something.
Acıya hükmetmek ile ilgili bir şeydi.
Something… about dominating pain.
Acıya hükmetmek ile ilgili bir şeydi.
He likes me to be dominating.
Benim dominant olmamı seviyor.
Dominating your rival, demoralizing him, is the key
Rakibinizi ele geçirip onun moralini bozmak,
I think it's because you have a cold, dominating dad.
Bence soğuk, hükmedici bir baban olduğundan.
But she's a little bit dominating.
Ama kadın biraz hükmedici.
More like dominating.
Daha çok hükmeder gibi.
Bamboo will create immense forests, dominating entire areas.
Eğer ortam uygun olursa, bambular bütün bölgeyi kaplayarak büyük ormanlar oluşturabilirler.
Dominar of Hyneria to be more… Somehow, I expected the… dominating.
Beklerdim ki… Hynerianın hükümdarı daha… hükmedici olsun.
Yeah, I do love to start every New Year dominating.
Evet, her yeni yıla hâkimiyet kurarak girmeyi seviyorum.
I get it, humiliating and dominating me.
Anlıyorum, beni aşağılayıp hükmediyorsun.
Alienated kids, No maternal presence, Dysfunctional relationships With dominating fathers Who withheld love.
İki yabancılaşmış çocuk, anne yok, baskıcı babaların esirgenmiş sevgisiyle sağlıksız ilişkiler.
Results: 82, Time: 0.0741

Top dictionary queries

English - Turkish