DRINKING ALCOHOL in Turkish translation

['driŋkiŋ 'ælkəhɒl]
['driŋkiŋ 'ælkəhɒl]
içkiler içtiğini
drink
booze
a cocktail
liquor
alcohol
alkol içmek
drinking alcohol
alkol aldıktan
getting alcohol
to buy alcohol
to drink alcohol

Examples of using Drinking alcohol in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And college kids take it all the time so they can focus on their studies and drinking alcohol with their butts.
Üniversiteliler sürekli alıyor. Böylece derslerine ve popolarıyla alkol içmeye odaklanabiliyorlar.
he became more active, he stopped drinking alcohol.
daha aktif bir insan oldu. Alkol almayı bıraktı.
Prohibition inadvertently benefited gay establishments, as drinking alcohol was pushed underground along with other behaviors considered immoral.
Dönemdeki içki yasağı gey müesseselerine kasıtsız olarak avantajlar sağladı, zira alkollü içki içmek ahlâksız olarak sayılan diğer hareketler gibi ancak gizlice yapılabilen bir şey oldu.
In 1985, Horowitz, no longer taking medication or drinking alcohol, returned to performing and recording.
Te Horowitz artık ilaç tedavisi görmüyor veya alkol almıyor, konser vermeye ve kayıt yapmaya geri dönmüştü.
So that people could see him do it. Ataturk would sit in cafes, drinking alcohol in public.
Atatürk kafelerde oturup, kamuya açık olarak alkol… içiyordu ki insanlar onu görebilsin.
These boys drink alcohol, they chase girls, they smoke hash, and.
Bu çocuklar, içki içiyor, kız kovalıyor, esrar içiyor ve.
These boys drink alcohol, they chase girls,
Bu çocuklar içki içiyor, kız peşinde koşuyor,
You know you shouldn't drink alcohol.
Alkolun içilmemesi gerektiğini biliyorsunuz.
Drink alcohol too?
Alkol de mi?
Mormons drink alcohol?
Mormonlar alkol içer mi?
You can drink alcohol?
İçki içebiliyor musun?
You drink alcohol?
Alkol içiyor musun sen?
Why wouldn't Kathleen drink alcohol?
Kathleen neden alkol içmiyormuş?
Znamierowski never drank alcohol.
Asla alkollü içecekler içmez.
Mommy makes daddy drink alcohol.
Annem babamın içki içmesine neden oluyor.
You drank alcohol again? I told you not to!
Sen tekrar alkol mü içtin? Sana içmemeni söylemiştim!
They say you should not drink alcohol when it's so hot.
Çok sıcakken alkol almaman gerektiği söylenir.
Drank alcohol, right? So, you?
Yani siz… alkollüydünüz, öyle mi?
So, you Drank alcohol, right?
Yani siz… alkollüydünüz, öyle mi?
He stopped drinking alcohol.
Alkol içmeye son verdi.
Results: 739, Time: 0.0836

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish