EMIT in Turkish translation

[i'mit]
[i'mit]
yaydığı
spreading
disseminate
to release
to propagate
disperse it
yayan
on foot
spread
emitting
walk

Examples of using Emit in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Most fuel cell vehicles are classified as zero-emissions vehicles that emit only water and heat.
Çoğu yakıt hücreli araç, yalnızca su ve ısı yayan sıfır emisyonlu araçlar olarak sınıflandırılmaktadır.
Although temporal coherence implies monochromaticity, there are lasers that emit a broad spectrum of light or emit different wavelengths of light simultaneously.
Zamansal ahenk monochromaticity ifade etse de, ışık geniş bir spektrumunu yayan veya eş zamanlı olarak farklı dalga boylarında ışık yayan lazerler bulunmaktadır.
Chandra takes high-resolution images of objects that emit X-rays. Orbiting up to 86,000 miles above the Earth.
Km yukarısında yörüngeye oturmuş Chandra, X-ışını yayan gök cisimlerinin yüksek çözünürlüklü fotoğraflarını çekiyor.
of objects that emit X-rays. Chandra takes high-resolution images.
X-ışını yayan gök cisimlerinin yüksek çözünürlüklü fotoğraflarını çekiyor.
Orbiting up to 86,000 miles above the Earth, Chandra takes high-resolution images of objects that emit X-rays.
Km yukarısında yörüngeye oturmuş Chandra, X-ışını yayan gök cisimlerinin yüksek çözünürlüklü fotoğraflarını çekiyor.
Stars emit a smaller portion of their energy in the infrared spectrum, so nearby cool
Yıldızlar yaydıkları enerjinin sadece küçük bir kısmını kızılötesi olarak verirler,
Using this formalism, it can be shown that black holes emit a blackbody spectrum of particles known as Hawking radiation leading to the possibility that they evaporate over time.
Bu biçimciliği kullanarak kara deliklerin Hawking radyasyonu olarak bilinen parçacıkların kara cisim spektrumunu yayması gösterilebilir. Hawking radyasyonu zamanla onların uçup giderek yol olacağı mümkün atını gösterir.
In 1888 the German physicist Heinrich Hertz had demonstrated that currents of high frequency emit electro-magnetic waves, or radio waves, into space.
De Alman fizikçi Heinrich Hertz yüksek frekanslı akımların uzaya, elektromanyetik dalgalar ya da radyo dalgaları yaydığını ispatladı.
1 million kelvins and so thermally emit at X-ray wavelengths.
katlarında sıcaklıkları vardır ve bu sebeple termal olarak X-ışını dalgaboylarını yayarlar.
Cosmic rays and electromagnetic waves===G. Askaryan also showed that cosmic ray showers emit electromagnetic radiation.
Kozmik ışınlar ve elektromanyetik dalgalar===G. Askaryan aynı zamanda kozmik ışın yağmurlarının elektromanyetik radyasyon yaydıklarını gösterdi.
This releases gravitational potential energy, causing the gas to become hotter and emit radiation.
Bu yerçekimsel potansiyel enerjiyi açığa çıkarır gazın daha sıcak ve radyasyon yaymasına neden olur.
Poorly maintained diesel engines emit large quantities of microscopic particles, called PM10s, which can lodge deep in the lungs and are carcinogenic.
Yetersiz bakım yapılan dizel motorlar yüksek miktarlarda verilen, akciğerlerin derinlerine yerleşen, PM10 adlı mikroskobik ve kanserojen parçacıklar yayıyor.
The less we emit, the less that sum will be of CO2,
Ne kadar az yayılım yaparsak, CO2nin toplamı da o kadar az olur,
All objects above absolute zero emit thermal infrared energy, so thermal cameras can passively see all objects, regardless of ambient light.
Derece Kelvinin üzerindeki tüm cisimler ısıl kızılötesi enerji yayarlar bu yüzden pasif olarak tüm objeleri ortam ışığından bağımsız olarak görebilirler.
Okay. to use his powers. This device will emit a high ultra sonic frequency targeting a specific portion of the Priors' brain temporarily blocking his ability.
Bu cihaz yüksek bir ultrasonik frekans üreterek rahibin… beyninin belirli bir kısmına nişan alacak… ve geçici olarak güçlerini kullanmasını engelleyecek.- Tamam.
Both dyes are excited by ultraviolet light at around 350 nm, and both emit blue-cyan fluorescent light around an emission spectrum maximum at 461 nm.
Her iki boya da morötesi ışık ile 350 nm civarında uyarılır, her ikisi de 461 nm yayım maksimumunda mavi/siyan renkte floresan ışık yayarlar.
Furthermore, human endeavors emit considerable electromagnetic radiation as a byproduct of communications such as television and radio.
Dahası, insan çabalar bu tür televizyon ve radyo gibi iletişim bir yan ürün olarak önemli elektromanyetik radyasyon yayarlar.
RRATs are thought to be pulsars, i.e. rotating magnetised neutron stars which emit more sporadically and/or with higher pulse-to-pulse variability than the bulk of the known pulsars.
RRATlerin pulsar oldukları düşünülmektedir, örneğin: bilinen pulsarların büyüklüklerine kıyasla düzensiz bir şekilde/veya yüksek nabızdan nabıza yayılımda değişiklik gösterebilen ve dönen manyetize olmuş nötron yıldızları.
then inserted into a flame, the strontium atoms emit a red color.
stronsiyum nitrat atomları etrafa kırmızı renk yayar.
don't realize that bushes, just like flowers, emit a wonderful aroma, especially at night.
çiçekler gibi çok güzel bir koku yayarlar, özellikle de geceleri.
Results: 59, Time: 0.0721

Top dictionary queries

English - Turkish