EXPRESSIVE in Turkish translation

[ik'spresiv]
[ik'spresiv]
etkileyici
impressive
fascinating
charming
dramatic
influential
expressive
ifade
expression
statement
mean
testimony
deposition
testify
phrase
look
make
face
anlamlı
sense
meaningful
the meaning
meaning
point
meaningless
make
significance
canlı
alive
live
vivid
lively
creature
vibrant
life
a living
viable
anamlı

Examples of using Expressive in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Everything expressive is taken away here.
İfadeci her şeyi çıkartmıştır.
I can't quite see you in it. Very expressive, darling, but.
Çok ifadesel, hayatım, ama seni göremiyorum.
Your face was very expressive.
Yüzün çok anlamlıydı.
Very expressive.
Çok etkileyici.
Okay, just don't get too expressive.
Tamam, çok mimik yapma. Yüzün kırışmasın.
You have very expressive eyes, Mercy.
Çok manalı gözlerin var, Mercy.
They're very expressive beasts.
Çok etkileşimli yaratıklar.
But his expressive power has by no means reached the level we require.
Ama kendini ifade etme gücü henüz bizim istediğimiz seviyede değil.
You're a very expressive dancer.
Çok danslı bir dansçı gibisin.
You have very expressive eyes, Mercy. Mercy.
Çok manalı gözlerin var Mercy.
You have very expressive eyes, Mercy. Mercy.
Çok manalı gözlerin var Mercy. Mercy.
Like muscles. Every part became more expressive, as a part of the human body.
Her parça daha ifade doluydu, tıpkı insan vücudundaki kaslar gibi.
Every part became more expressive, as a part of the human body, like muscles.
Her parça daha ifade doluydu, tıpkı insan vücudundaki kaslar gibi.
You're a very expressive dancer.
Çok pahalı bir dansçısın.
One soldier wrote a poem expressive of their plight.
Bir asker durumlarını izah eden bir şiir yazdı.
Jakšić is one of the most expressive representatives of Serbian Romanticism.
Sırp resminde romantizmin en önemli temsilcilerindendir.
They tend to be self expressive, complex, and individualistic.
Kendilerini ifade etmeye eğilimliler. Karmaşık ve bireyselci bir yapıları var.
Less classical, more expressive.
Daha az klasik, daha çok ifade dolu.
Very expressive.
Çok pahalı.
Your mother's very expressive.
Annen oldukça dışavurumcu.
Results: 91, Time: 0.0852

Top dictionary queries

English - Turkish