EXTERMINATING in Turkish translation

[ik'st3ːmineitiŋ]
[ik'st3ːmineitiŋ]
yok
no
not
have no
destroy
nah
nope
there's nothing
imha
destruction
disposal
extermination
annihilation
demolition
squad
destroyed
exterminated
defusing
disposed of
exterminating

Examples of using Exterminating in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
This is his war… Viktor's… and he's spent the last 600 years… exterminating my species.
Son 600 yılını… benim türümü yok ederek geçirdi. Viktorın.
I think I may have spotted your exterminating angel, that woman you keep dreaming about?
Senin rüyalarında gördüğün yokedici melek kadını bulduk, burada,
Vatatzes upbraided Andronikos as a"demonic adversary" who was"intent on exterminating the imperial family.
Vatacis, Andronikosu'' İmparatorluk ailesi yok etmeyi amaçlamış'' bir'' şeytani düşman'' olarak kınamıştır.
We can find ways to interact with these other species that doesn't involve exterminating them, but involves finding an equilibrium with them that's a useful balance.
Diğer canlı türleriyle onları yok etmeyi içermeyen etkileşim yolları bulabiliriz, ama bu yolların iki tarafa da faydası olan bir dengede olması lazım.
He starred in Luis Buñuel's 1962 film The Exterminating Angel.
El Ángel Exterminador,( Yokedici Melek) yönetmenliğini Luis Buñuel in yaptığı 1962 yapımı bir Meksika filmidir.
General William Tecumseh Sherman's strategy of exterminating the buffalo is working… as more
General William Tecumseh Shermanın buffaloları yok etme stratejisi işe yaramıştı.
Ambrose, brother, nothing would make me happier than exterminating our little huntress friend.
Ambrose, kardeşim, Hiçbir şey beni mutlu edemez. Bizim küçük avcı arkadaşı yok etmek daha.
We didn't spend over $15,000 on an African mute with a penchant for exterminating small feral animals.
Biz 15.000 dolardan fazla bir parayı küçük yabani hayvanları yok etmeye meyilli Afrikalı bir dilsiz için harcamadık.
in the darkness of a vast tree I saw an owl ruthlessly exterminating baby crows in their sleep.
muazzam bir ağacın gölgesinde bir baykuşun, uyumakta olan yavru kargaları acımasızca öldürdüğünü gördüm.
So instead of driving the Indians off of all of the land, instead of exterminating the Indians Grant said,"No, we need to set aside territory where they can live. as many people of Grant's day advocated.
Kızılderilileri topraklarından tamamen sürmek yerine… Grantın o günlerdeki destekçilerinin… çoğunun istediği gibi kızılderilileri yok etmek yerine… Grant'' Onlara yaşayabilecekleri bir yer ayarlamalıyız'' dedi.
This counter-revolutionary persecution… contrary to the ideals of May… was aimed at exterminating the patriots… who tried to extend throughout America… the influence of the liberation of the Rio de la Plata… where an arm bore a knife that struck Monteagudo's back… and sliced Castelli's tongue to silence him.
Devrim karşıtı bu zulmün amacı Mayıs Devriminin ideallerine aykırı bir biçimde, Monteagudonun sırtını bıçak gibi yaran ve Castellinin susturulmak için dilinin kesildiği Rio de la Platanın kurtarılmasının etkisini tüm Amerikaya yaymaya çalışan vatanseverleri yok etmekti.
Paul Muad'dib's wild Fremen spread out across the universe… exterminating all that remained of the old imperial armies… colonizing the planets of the known universe… one by one under his rule… sweeping away anything… and anyone who resisted.
yayıldılar… eski imparatorluk ordularından kalan herşeyi yok ederek… ve bilinen evrenin tüm gezegenlerine yerleşerek… birer birer ele geçirdiler… yokederek herşeyi… ve her direneni.
It's being exterminated.
Yok ediliyor.
The Kouga clan is about to be exterminated!
Kouga ailesinin yok olması çok yakın!
Why has the intruder not been exterminated?
Neden kaçak imha edilmedi?
You're the one beaming up to a Dalek ship to get exterminated.
Yok edilmek için Dalek gemisine giden sizsiniz.
Do you know how many Jews were exterminated there?
Orada kaç Yahudinin imha edildiğini biliyor musunuz?
It's exterminated.
Yok oluyor.
You want to call all the animals, exterminate them, and then repopulate.
Tüm hayvanları toplayıp, yok edip sonra tekrar çoğalmalarını istiyorsun.
The rebels will be exterminated!
Asiler imha edilecek!
Results: 48, Time: 0.0666

Top dictionary queries

English - Turkish