EXTREMES in Turkish translation

[ik'striːmz]
[ik'striːmz]
aşırı
extreme
too
excessive
super
overly
very
extremist
so
incredibly
intense
uçlara
fly
extreme
end
tip
fringe
of outliers
edge
hi-ho
extremist
aşırılıkları
extreme
too
excessive
super
overly
very
extremist
so
incredibly
intense
fly
extreme
end
tip
fringe
of outliers
edge
hi-ho
extremist
extremes

Examples of using Extremes in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Success. Such extremes, Dominic.
Aşırı uçlar, Dominic. Başarısızlık, başarı.
Yes, you do! But don't go to extremes.
Fakat uç noktalarda dolaşmayın. Evet, var.
But don't go to extremes. Yes, you do!
Fakat uç noktalarda dolaşmayın. Evet, var!
You're afraid to go to extremes. Embrace enlightenment.
Aşırı uçlara gitmeye, aydınlanmaya kucak açmaya korkuyorsun.
Embrace enlightenment. You're afraid to go to extremes.
Aşırı uçlara gitmeye, aydınlanmaya kucak açmaya korkuyorsun.
If I may, you have a slight tendency to live in the, shall we say, extremes.
Senin, uç noktalarda diyelim, yaşamaya eğilimin var.
There are people in the world who deal only in extremes.
Bu dünyada aşırı uçlarda işler yapan insanlar var.
tightfisted when spending, but balanced between these two extremes.
ikisi arasında dengeli harcarlar.
In my work, I often look at the extremes to understand the mainstream.
Çalışmamda, ana eğilimi anlamak için… çoğunlukla aşırı uçlara bakıyorum.
We all know to what extremes Helen goes.
Hepimiz Helenin ne kadar aşırıya kaçtığını biliyoruz.
Organisms in this zone do not have to be as well adapted to drying out and temperature extremes.
Bu bölgedeki organizmalar kuruma ve aşırı sıcaklıklara karşı adapte edilmesi gerekmez.
For example, extremes of pH or temperature usually cause denaturation of all protein structure,
Örneğin aşırı pH veya sıcaklıklar genelde tüm protein yapısının denatürasyonuna neden olur
no case pushed my friend"to such mental and physical extremes"as that of The Abominable Bride!
dostumu Korkunç Gelin kadar zihinsel ve fiziksel uçlara iten bir dava olmamıştır!
Digital Extremes is a Canadian computer and video game developer founded in 1993 by James Schmalz,
Digital Extremes James Schmalz tarafından 1993 yılında kurulmuş Kanadalı bilgisayar oyunu
probably ectothermic, so it can't handle extremes of hot and cold.
soğuk kanlı olduğunu biliyoruz. Bu yüzden aşırı sıcak ve soğuğa dayanamaz.
in all our many adventures together, no case pushed my friend to such mental and physical extremes.
dostumu Korkunç Gelin… kadar zihinsel ve fiziksel uçlara iten bir dava olmamıştır.
Digital Extremes is a Canadian video game developer founded in 1993 by James Schmalz.
Digital Extremes James Schmalz tarafından 1993 yılında kurulmuş Kanadalı bilgisayar oyunu ve video oyunu geliştirme şirketidir, özellikle çıkartış Unreal seriyle ünlenmitir.
Twixt my extremes and me this bloody knife Shall play the empire; arbitrating that.
Bu kanlı bıçak imparatorluğun oynamak vereyim benim aşırı ve bana Twixt; bu hakemlik.
To such mental and physical extremes But in all our many adventures together, no case pushed my friend as that of The Abominable Bride!
Ancak birlikte geçirdiğimiz birçok dava içinde, dostumu Korkunç Gelin… kadar zihinsel ve fiziksel uçlara iten bir dava olmamıştır!
The potential is limitless. Iovine: When you take those extremes and you nurture them and not interfere with what they're doing.
Bu aşırılıkları alıp beslediğiniz zaman potansiyelleri sınırsız olur. işlerine karışmadığınız zaman.
Results: 76, Time: 0.1108

Top dictionary queries

English - Turkish