FREAKING OUT in Turkish translation

['friːkiŋ aʊt]
['friːkiŋ aʊt]
çıldırmaya
crazy
freaking out
korkmaya
fear
afraid
scared
terrified
being frightened
dread
çıldırıyorum
i'm crazy
freaking out
i'm going nuts
going crazy
i'm going mad
i'm insane
just crazy
kafayı
head
high
mind
skull
brain
scalp
cranial
çıldırmış
crazy
freaking out
korkmuş
fear
afraid
scared
terrified
being frightened
dread
çıldırmak
crazy
freaking out
çıldırdığını
crazy
freaking out
korktuğum
fear
afraid
scared
terrified
being frightened
dread
çıldırıyor mu
going crazy
freaking out
telaşlanmasını

Examples of using Freaking out in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Your Mom lawyered up and your Dad is freaking out.
Annenin avukata gitmesi babanı çok korkuttu. Sen sakin ol.
Hudgens is freaking out.
Hudgins çıldırmış resmen.
She just started freaking out on the highway. Hi. Noah?
Merhaba. Yolda çıldırmaya başladı. Noah?
She must be freaking out!
Çok korkmuş olmalı!
You should probably take one of these. If anyone feels like freaking out.
Eğer biriniz çıldırmış gibi hissederse, muhtemelen bunlardan birini almalısınız.
Noah? She just started freaking out on the highway. Hi?
Yolda çıldırmaya başladı. Merhaba. Noah?
Where would you go if you were stoned and freaking out?
Kafan güzel ve korkmuş olsan nereye giderdin?
No freaking out.
Çıldırmak yok.
They must be freaking out. They haven't been home since yesterday.
Çıldırmış olmalılar. Dünden beri evde değiller.
With her tripping on mushrooms that Holden had given her, she started freaking out on him.
Holdenın ona verdiği mantarların kafasını yaşarken Hanna onun için çıldırmaya başladı.
After I saw you freaking out at the coffee shop.
Kafede, senin çıldırdığını gördükten sonra bunun benim yüzümden olduğunu fark ettim.
Great. Okay. Now, Tina, no more freaking out.
Şimdi, Tina, artık çıldırmak yok. Harika. Tamam.
Zoey! Where would you go if you were stoned and freaking out?
Kafan güzel ve korkmuş olsan nereye giderdin? Zoey!
She's probably just freaking out.
Meraktan çıldırmış olmalı.
Mom and Dad started freaking out.
Annem ve babam çıldırmaya başladı.
Sorry for freaking out, but your baby has special needs.
Korktuğum için üzgünüm ama bebeğinize özel bakım şart.
Great. Now, Tina, no more freaking out. Okay.
Şimdi, Tina, artık çıldırmak yok. Harika. Tamam.
All they saw was a crotchless elf freaking out.- No.
Sadece ağı yırtık bir elfin çıldırdığını gördüler.- Hayır.
Everybody must be freaking out.
Herkes çıldırmış olmalı.
The poor driver's running around, freaking out.
Zavallı şoför koşturup duruyor, korkmuş.
Results: 159, Time: 0.0583

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish