GLUED in Turkish translation

[gluːd]
[gluːd]
yapışık
siamese
conjoined
glued to
stuck
attached
magnetised
clingy
tutkalıyla
glue
paste
epoxy
cement
yapışkan
sticky
clingy
adhesive
slimy
gooey
glue
tacky
viscous
goo
clammy
yapıştırıimış

Examples of using Glued in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You have been glued to the mirror. Is something wrong with your face?
Aynaya yapıştın resmen Yüzünde bir şey mi var?
Glued into position!
Yerine Tutkallı!
Herrmann's back, glued to her side, which is driving her crazy.
Herrmann döndü. Ona yapıştı. Kadını sinir ediyor.
Oh really? We glued them.
Ama biz onları yapıştırmıştık. Ah.
Basically side windows bought from a scrap yard glued together with bathroom sealant.
Temelde yan pencereleri hurdalıktan aldık ve silikon ile birbirine yapıştırdık.
He keeps his audience glued to the seats.
Seyirci onu izlerken yerine yapışıp kalıyor.
Glued yourself to the wrong desk, love.
Kendini yanlış masaya yapıştırmışsın tatlım.
Piece glued.
Parça yapıştırıldı.
No, I don't need my big sister glued to my hip.
Hayır, ablamın kıçıma yapışmasına gerek yok.
Your feet glued to the ground?
Ayaklarınız yere mi yapıştı?
But we glued them back together.
Ama biz onları yapıştırmıştık.
We glued them back together.
Ama biz onları yapıştırmıştık.
I haven't glued your underwear. We didn't even.
Biz daha… İç çamaşırına tutkal sürmedim.
No. I spent too many years in law school with my eyes glued to LexisNexis.
Hayır. Hukuk Fakültesinde gözlerimi LexisNexise yapıştırarak çok zaman harcadım.
Birds that could not fly because they were glued feathers.
Kuşlar, tüyleri birbirine yapıştığından artık uçamıyordu.
No, not glued.
Hayır, yapışmamış.
I once shaved my head and glued all the hair to my ass.
Bir keresinde başımı tıraş edip saç ları kıç ıma yapıştırmıştım.
I must admit like glued.
Zamk gibi yapisti valla.
Glued and stitched.
Tutkallanacak ve dikilecek.
Birds that could not fly because they were glued feathers.
Tüyleri yapıştığı için artık uçamayan kuşlar.
Results: 87, Time: 0.0846

Top dictionary queries

English - Turkish