GRAN in Turkish translation

büyükanne
grandma
granny
grandmother
gran
nana
nan
grammy
gramma
abuela
omi
gran
grand
nine
grandma
granny
nana
gran
grandmother
meemaw
nan
abuelita
halmeoni
gramma
büyük
big
great
large
major
huge
grand
massive
giant
vast
high
babaanne
grandma
grandmother
granny
nana
grams
anneanne
grandma
granny
grandmother
nana
grams
gran
mom-mom
ananem
büyükannem
grandma
granny
grandmother
gran
nana
nan
grammy
gramma
abuela
omi
ninem
grandma
granny
nana
gran
grandmother
meemaw
nan
abuelita
halmeoni
gramma
büyükannemi
grandma
granny
grandmother
gran
nana
nan
grammy
gramma
abuela
omi
ninemin
grandma
granny
nana
gran
grandmother
meemaw
nan
abuelita
halmeoni
gramma
babaannem
grandma
grandmother
granny
nana
grams
büyükanneyi
grandma
granny
grandmother
gran
nana
nan
grammy
gramma
abuela
omi
granın
grand
granı
grand

Examples of using Gran in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bridge, CIC. Gran Colombia Charlie is now in radar range.
Köprü, savaş merkezi… Büyük Kolombiya Charlie şimdi radar alanımızda.
We should go now. Gran, they're closing up.
Artık gitmemiz gerek. Babaanne, kapatıyorlar.
Have you seen Gran?
Büyükannemi gördün mü?
Gran, too, but just not as bad as Mary.
Ninem de öyleydi. Ama Mary kadar da kötü değildi.
Gran wants to sleep in this morning.
Büyükannem bu sabah uyumak istiyor.
Yeah, Gran, you gave it to.
Evet, Nine, Bunu bana verdin.
Well, wouldn't this be nice, Gran?
Burası olsa iyi olmaz mı, babaanne?
To save Gran, Amy. All of them.
Büyükannemi, Amyyi herkesi kurtarmalıydım.
Like me and Gran were doing something really naughty. Really wrong.
Yine de ninem ve ben çok ayıp şeyler yapıyorduk, yanlış şeyler.
Cos Gran says I can stay here.
Çünkü büyükannem burada kalabileceğimi söyledi.
Back in America, we thought Gran had no one in Delhi.
Amerikadayken, ninemin Delhide kimsesi yok saniyorduk.
You're trying to steal from me.- Yeah, Gran, you gave it to.
Evet, Nine, Bunu bana verdin… Benden çalmaya çalışıyorsun.
all right, Gran?
tamam mı babaanne?
Could a werewolf have killed Gran?
Büyükannemi bir kurtadam öldürmüş olabilir mi?
Gran gets them for me out o f the garbage.
Ninem benim için onları çöpten topluyor.
Gran wants to sleep in this morning. Good morning.
Babaannem bu sabah uyumak istedi. Günaydın. Günaydın.
Gran wants to sleep in this morning. Good morning.
Günaydın. Büyükannem bu sabah uyumak istiyor.
Gran won't like it if I go out now.
Şimdi dışarı çıkarsam ninemin hoşuna gitmez.
Gran, really, don't you think we should call a doctor?
Nine ciddiyim. Sence doktor çağırmamız gerekmez mi?
Do you like Uncle? Poor Gran!
Büyük dayınızı seviyor musunuz? Zavallı babaanne.
Results: 631, Time: 0.1278

Top dictionary queries

English - Turkish