GROWING INSIDE in Turkish translation

['grəʊiŋ in'said]
['grəʊiŋ in'said]
içinde büyüyen
growing inside
içimde büyüyen
içinde büyüyor
içeride büyüyor
i̇çinde büyüyen
growing inside

Examples of using Growing inside in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It makes me want to die. The thought that there's something part him growing inside me.
Bir parçasının içimde büyümesi düşüncesi… ölmek istememe sebep oluyor.
Megan, you have no idea… how important that little life growing inside of you just might be, but if you will allow me… we can find out together.
Megan, içinde büyüyen o küçük canlının ne kadar önemli olabileceğini tahmin edemezsin. Ama bana izin verirsen bunu birlikte öğrenebiliriz.
You mean, I will never know what it feels like to have a baby growing inside me and then scramble its brains and vacuum it out?
Yani içimde büyüyen bir bebeğin olduğunu hiç hissedemeyecek miyim. Ve onun beynini parçalayıp dışarı çıkarmayı?
Now, if Lily was already uneasy about joining the Eriksen family, imagine how she felt about possibly having a 15-pound Eriksen growing inside of her.
Şimdi Lily, Eriksen ailesine katılmak konusunda zaten tedirginse içinde büyüyen, muhtemelen 6,75kglık bir Eriksen bebeği konusunda ne hisseder bir düşünün.
I'm the father of the baby this growing inside of her stomach, and I need a safe place to hide.
Karnının içinde büyüyen bebeğin babasıyım, ve saklanacak güvenli bir yere ihtiyacım var.
Jimmy, ever since you came to see me,"I can't stop thinking about you"and this life we created growing inside me.
Jimmy, beni görmeye geldiğinden beri seni ve birlikte yarattığımız içimde büyüyen yaşamı düşünmeden duramıyorum.
Must I denounce myself as a monster while you still refuse to see the one growing inside you?
Sen içinde büyüyen canavarı görmeyi hala reddederken kendimi bir canavar mı ilan etmeliyim?
Is no longer feel like a tragic, lonely spinster because of miniature miracle growing inside. One of the perks of being pregnant.
Hamile olmanın avantajlarından biri de… içinde büyüyen minyatür mucize nedeniyle… artık trajik, yalnız bir kız kurusu gibi hissetmiyor olmak.
But that little demigod growing inside of you is like a tiny nuclear reactor.- Believe me, I know.
Ama içinde büyüyen o yarı tanrı küçük bir nükleer reaktör gibi.- İnan bana, biliyorum.
you are happy and that Mark's happy and that the tiny person growing inside me is happy.
Markı mutlu etmek için ve içimde büyüyen ufak insanı mutlu etmek için uğraşıyorum.
Is like a tiny nuclear reactor. but that little demigod growing inside of you- Believe me, I know.
Ama içinde büyüyen o yarı tanrı küçük bir nükleer reaktör gibi.- İnan bana, biliyorum.
It's really tough for me to bend down so low, what with the beautiful soul that's growing inside of me.
Son zamanlarda eğilmek beni oldukça zorluyor içimde büyüyen güzel ruh sağ olsun.
Believe me, I know, is like a tiny nuclear reactor. but that little demigod growing inside of you.
Ama içinde büyüyen o yarı tanrı küçük bir nükleer reaktör gibi.- İnan bana, biliyorum.
Is like a tiny nuclear reactor.- Believe me, I know, but that little demigod growing inside of you.
Ama içinde büyüyen o yarı tanrı küçük bir nükleer reaktör gibi.- İnan bana, biliyorum.
Ryan, there is something growing inside of you, and if you don't handle it,
Ryan, içinde büyüyen bir şey var
Apparently he's got something growing inside of him and it really, really wants to get out.
Ve dışarı çıkmayı gerçekten de çok istiyor. Görünüşe göre, astronotun içinde büyüyen bir şey var.
Believe me, I know, but that little demigod growing inside of you is like a tiny nuclear reactor.
İnan bana, biliyorum. Ama içinde büyümekte olan o yarı tanrı minik nükleer bir reaktör gibi.
Is like a tiny nuclear reactor. but that little demigod growing inside of you- Believe me.
Ama içinde büyümekte olan o yarı tanrı… minik nükleer bir reaktör gibi.
I have diagnosed many patients with death growing inside them.
ölümün, birçok hastamın içinde büyüdüğünü gördüm.
And if you succeed, the evil spawn growing inside her will influence her own evil leanings.
Ve eğer başarılı olursanız içinde büyüyecek olan şeytani yumurta, kendi kötülüğü ile onu etkileyecek.
Results: 57, Time: 0.0392

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish