HAVE EARS in Turkish translation

[hæv iəz]
[hæv iəz]
kulakları var
kulağı var

Examples of using Have ears in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And, frankly, the walls have ears.
Ve açıkçası yerin kulağı vardır.
I have ears everywhere.
Her yerde kulağım var benim.
Who have ears but cannot hear.
Kulaklarınız vardır ama işitemezsiniz.
I have ears, Mr. Gerard.
Benim kulaklarım var, bay.
So the dead have ears.
Ölülerin kulakları varmış demek.
I have ears everywhere.
Benim her yerde kulağım var.
Seriously, you have ears.
Cidden, senin de kulakların var.
The DRDs have ears.
DRDlerin kulakları var.
The walls have ears.
Yerin kulağı var.
Walls have ears, sliding paper doors have eyes.
Duvarların kulakları var, sürgülü kağıt kapıların gözleri var..
These walls have ears.
Yerin kulağı var.
We all have ears.
Hepimizin kulakları var.
I have ears, too, and what I'm hearing is an insult to my country.
Benim de kulaklarım var ve duyduğum şey ülkeme hakaret edildiği.
Walls have ears.
Yerin kulağı var.
The beasts have ears.
Hayvanlar kulakları var.
Even draperies may have ears. Advise caution.
Dikkatli ol. Perdelerin bile kulakları olabilir.
They say"the walls have ears", I believe it.
Yerin kulağı var lafına inanırım ben arkadaş.
The walls have ears.
Duvarların kulakları var.
She thinks even the walls have ears.
Duvarların bile kulakları olduğunu düşünüyor.
Walls have ears?
Yerin kulağı var ha?
Results: 116, Time: 0.041

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish