HAVING DINNER in Turkish translation

['hæviŋ 'dinər]
['hæviŋ 'dinər]
yemek yiyor
to eat
dinner
to have dinner
food
lunch
to have lunch
meal
to dine
foood
supper
akşam yemeği
dinner tonight
dinner
supper
to cook tonight
yemek yemek
to eat
dinner
to have dinner
food
lunch
to have lunch
meal
to dine
foood
supper
yemek yerken
to eat
dinner
to have dinner
food
lunch
to have lunch
meal
to dine
foood
supper
yemek yemeyi
to eat
dinner
to have dinner
food
lunch
to have lunch
meal
to dine
foood
supper
akşam yemeğine
dinner tonight
dinner
supper
to cook tonight
akşam yemeğinde
dinner tonight
dinner
supper
to cook tonight
yemek yiyen bi

Examples of using Having dinner in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
She caught me having dinner with my German friend.
Beni Alman dostumla yemek yerken yakaladı.
Having dinner. Yes.
Dr. Tyler's having dinner here.
Dr. Tyler akşam yemeğine bende.
I'm having dinner with my wife's folks.
Karımın arkadaşlarıyla akşam yemeğinde olacağım.
I have dreamed of having dinner with Dante Evans.
Dante Evansla yemek yemeyi hayal ederdim.
Having dinner with somebody isn't a crime.
Biriyle yemek yemek suç değil ki.
This witness saw you having dinner with the Spaniard.
Görgü tanığı seni İspanyol ile birlikte yemek yerken görmüş.
Yes. Having dinner.
Evet, yemek yiyor.
Dr. Tyler's having dinner with her.
Dr. Tyler akşam yemeğine bende.
Any chance you might reconsider having dinner with me?
Benimle yemek yemeyi düşünür müsün?
Hope you enjoy having dinner by yourself.
Umarım bir başına yemek yemek zevklidir.
McKinley rushed into the lodge to find Franz von Papen having dinner with his family.
McKinley, Franz von Papen ve ailesi ile birlikte akşam yemeğinde bulunmak için köşküne gitti.
Oh, yes, the other night, having dinner at the bar.
Evet, geçen gece barda yemek yerken.
My date's having dinner with your fiancé.
Görüştüğüm adam nişanlınla yemek yiyor.
I thought having dinner with my family was bad.
Ailemle yemek yemeyi kötü sanırdım.
How about having dinner with.
Akşam yemeğine ne dersin.
You know, watching tv, having dinner.
Yani, tv izlerken, yemek yerken.
it will be like having dinner in a morgue.
ama morgda yemek yemek gibi olacak.
She's there, having dinner.
Şurada, yemek yiyor.
If you count having dinner by accident, then yes, exactly once.
Eğer kazayla yemek yemeyi sayarsan evet, tam bir kere.
Results: 180, Time: 0.0461

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish