HAVING CHILDREN in Turkish translation

['hæviŋ 'tʃildrən]
['hæviŋ 'tʃildrən]
çocuk sahibi
çocuk sahibi olmayı
çocuk yapmayı
children
kids
have kids
to make babies
to have a baby
çoluk çocuğa
and child
offspring
bunch of kids
çocuk doğurmayı
childbirth
having a baby
giving birth
about offspring
to bear children
having a kid
childbearing
have a child
çocuklarımızın olması
being a kid
to be a child
being a kid is
to be a boy
being a child is
çocuk sahibi olma
çocuk yapmaya
children
kids
have kids
to make babies
to have a baby
çocuk sahibi olmaktan
çocuk sahibi olmak

Examples of using Having children in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Who said anything about having children?
Kim çocuklara sahip olma hakkında bir şey söyledi?
So you believe that having children gives humans a sense.
Yani sen, çocuk sahibi olmanın… insanlara bir ölümsüzlük hissi.
Or of having children.
Ya da çocuk yapma yolunda.
Talk about having children.
Çocuk yapmaktan bahsetmeye başladı.
Having children, for example.
Çocuk doğurmak, örneğin.
We talked about having children.
Çocuk sahibi olmakla ilgili konuşmuştuk.
We also talked about having children, but… that we would plan.
Biz de çocuk sahibi olmakla ilgili konuşmuştuk ama planlayabiliriz.
I want them to stop having children.
Artık çocuk yapmasınlar istiyorum.
You want them to stop having children?
Artık çocuk yapmasınlar istiyorsun?
I know I have disappointed you by not getting married and having children.
Evlenmeyip, çocuk doğurmayarak sizi üzdüğümü uğrattığımı biliyorum.
I really need to focus on having children.
Gerçekten çocuk sahibi olmaya konsantre olmalıyım.
You haven't even finished having children yet.
Daha çocuk doğurmakla bile işin bitmedi.
It has not stopped us having children, and he loved them dearly.
Bu durum çocuk sahibi olmamıza ve onları tüm kalbiyle sevmesine engel olmadı..
I miss having children.
Çocuğum olmasını özledim.
In fact, he's terrified by the idea of having children.
Gerçek şu ki, O çocuk yapma fikrinden çok korkuyor.
And that is why I'm not getting married or having children.
Bu yüzden evlenmiyorum işte. Ya da çocuk yapmıyorum.
And it was this lack of oxygen that stopped the Spanish from having children.
Bu oksijen eksikliği İspanyolların çocuk sahibi olmasını engelledi.
They still don't tolerate my kind having children. In this country.
Bu ülkede hâlâ benim gibi insanların çocuk sahibi olmasına sıcak bakmıyorlar.
I mean, maybe it's just that we both regret not having children.
Yani, belki de biz çocuk sahibi pişman hem de sadece olduğunu.
Sometimes having children can be selfish.
Bazen çocuk sahibi olmak da bencillikten gelebiliyor.
Results: 184, Time: 0.0604

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish