HOW SIMPLE in Turkish translation

[haʊ 'simpl]
[haʊ 'simpl]
ne kadar basit
how simple
how easy
such mediocrity
ne kadar kolay
how easy
how easily
how simple
ne kadar saf olduğunu

Examples of using How simple in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
No matter how simple the device, once the system's complete,
Alet ne kadar basit olusa olsun, sistem tamamlandığında,
You can see how simple it is to create 3d objects in SketchUp,
SketchUpta 3D nesneler oluşturmanın ne kadar basit olduğunu görebilirsiniz.
I'm here to show you how simple it is to switch to Firefox.
size Firefoxa geçmenin ne kadar kolay olduğunu göstereceğim.
It's not like you didn't warn me. No matter how simple a case may seem.
Bir dava ne kadar basit görünse de buldukların seni hep şaşırtır. Beni uyarmıştın.
that she did not know of her wonderful power. and saw how simple the soul behind them was.
onların arkasındaki ruhun ne kadar saf olduğunu gördü… ve onun harika gücünü bilmediğini anladı.
And become permanent. No matter how simple the device, once the system's complete, it will function
Alet ne kadar basit olusa olsun, ve daimi olur sistem tamamlandığında,
And that she did not know of her wonderful power. the witch looked into the child's eyes and saw how simple the soul behind them was.
Cadı çocuğun gözlerine baktı… ve onların arkasındaki ruhun ne kadar saf olduğunu gördü… ve onun harika gücünü bilmediğini anladı.
The Witch looked into the child's eyes… and saw how simple the soul behind them was… and that she did not know of her power.
Cadı çocuğun gözlerine baktı… ve onların arkasındaki ruhun ne kadar saf olduğunu gördü… ve onun harika gücünü bilmediğini anladı.
How simple the soul behind them was, The Witch looked into the child's eyes and saw and that she did not know of her wonderful power.
Cadı çocuğun gözlerine baktı… ve onların arkasındaki ruhun ne kadar saf olduğunu gördü… ve onun harika gücünü bilmediğini anladı.
And saw how simple the soul behind them was, and that she did not know of her wonderful power. The witch looked into the child's eyes.
Cadı çocuğun gözlerine baktı… ve onların arkasındaki ruhun ne kadar saf olduğunu gördü… ve onun harika gücünü bilmediğini anladı.
someone will have for breakfast… And Aaron would describe how simple things become.
güvenlik kapaklarının olduğu bir dünyada bile… işlerin ne kadar basit olacağını anlattı.
We say,"how beautiful, how elegant, and how simple.
Deriz ki,'' Ne kadar da güzel, ne kadar da zarif ve ne kadar basit.
When you know precisely what someone will have for breakfast… And Aaron would describe how simple things become… even in a world of tamper-proof lids.
Ve Aaron emniyetli kapaklar dünyasında bile… birinin kahvaltıda ne yiyeceğini bilirsen… her şeyin ne kadar basitleştiğini anlatacaktı.
When you know precisely what someone will have for breakfast… even in a world of tamper-proof lids. And Aaron would describe how simple things become.
Ve Aaron emniyetli kapaklar dünyasında bile… birinin kahvaltıda ne yiyeceğini bilirsen… her şeyin ne kadar basitleştiğini anlatacaktı.
Scientists are still trying to solve this age-old conundrum-- how simple chemicals were somehow transformed into living molecules, molecules that eventually evolved into you and me.
Bilim insanları hala bu asırlık bilmeceyi çözmeye çalışıyorlar. Nasıl basit kimyasalların bazıları yaşayan moleküllere dönüştü? Bu moleküller sonunda sizi ve beni oluşturdu.
The witch looked into the child's eyes"and saw how simple the soul behind them was,"and that she did not know of her wonderful power.
Cadı çocuğun gözlerine baktı ve onların arkasındaki ruhun ne kadar saf olduğunu gördü ve onun harika gücünü bilmediğini anladı.
And Aaron would describe how simple things become… When you know precisely what someone will have for breakfast… Even in a world of tamper-proof lids.
Ve Aaron emniyetli kapaklar dünyasında bile birinin kahvaltıda ne yiyeceğini bilirsen her şeyin ne kadar basitleştiğini anlatacaktı.
Even in a world of tamper-proof lids. And Aaron would describe how simple things become… when you know precisely what someone will have for breakfast.
Ve Aaron emniyetli kapaklar dünyasında bile… birinin kahvaltıda ne yiyeceğini bilirsen… her şeyin ne kadar basitleştiğini anlatacaktı.
And think,"My God, how simple it is for them. You know, I used to look at you and Eddie.
Biliyor musun, sana ve Eddieye bakardım… ve'' Tanrım, onlar için ne kadar basit.
No matter how simple the device, and become permanent once the system's complete, it will function on its own.
Kendi kendine çalışır, ve daimi olur Alet ne kadar basit olusa olsun, sistem tamamlandığında.
Results: 75, Time: 0.0395

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish