HUMAN RIGHT in Turkish translation

['hjuːmən rait]
['hjuːmən rait]
insan hakkı
bir insan hakkı
insan hakkıdır
insan haklarından
bir insan hakkıdır
bir insanlık hakkıdır

Examples of using Human right in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It's important the haters realise that expressing creativity is a fundamental human right.
Yaratıcılığı keşfetmenin insanî hâk olduğunu nefretçilere belirtmek isterim.
I me, self-determination is A basic human right And everyone should have it.
Yani kendi kaderini tayin etme insani bir haktır ve herkes bu hakka sahip olmalıdır.
Is that not a legitimate human right?
Bu meşru bir insan hakkı değil mi?
Peace at any price is a human right.
Barış İnsanların bir hakkıdır neye malolursa olsun.
Do you believe that parents have the human right to choose the education for their children or not?
Ebeveynlerin çocukların eğitimini seçmesinin insan hakkı olduğunu mu olmadığını mı düşünüyorsunuz?
Do you think that the internet is something that should be considered a human right, and something that the government cannot take away from you?
Siz internetin bir insan hakkı olduğunu ve devletin buna engel olmaması gerektiğini düşünüyor musunuz?
That the freedom of choice in medical treatment Do you agree, Professor, is a fundamental human right?
Tıbbi tedavi konusunda… seçim hakkının temel insan hakkı olduğuna… katılıyor musunuz Profesör?
Turk voiced support for liberalising the EU's visa regime with Kosovo, describing freedom of movement as a"basic human right.
Turk, dolaşım özgürlüğünü'' temel bir insan hakkı'' olarak nitelendirerek ABnin Kosovaya yönelik vize rejimini serbestleştirmeye verdiği desteği dile getirdi.
Is a fundamental human right? Do you agree, Professor, that the freedom of choice in medical treatment?
Tıbbi tedavi konusunda… seçim hakkının temel insan hakkı olduğuna… katılıyor musunuz Profesör?
Freedom of expression and thought is a basic human right. Discussing and analyzing all sorts of thoughts at universities is sine qua non of academic freedom.
Düşünce ve ifade özgürlüğü temel bir insan hakkıdır. Üniversitelerde her türlü düşüncenin tartışılıp incelenmesi akademik özgürlüğün olmazsa olmaz koşuludur.
Do you agree, Professor, that the freedom of choice in medical treatment is a fundamental human right?
Tıbbi tedavi konusunda… seçim hakkının temel insan hakkı olduğuna… katılıyor musunuz Profesör?
I'm sorry. Saying goodbye to a loved one when he dies is a basic human right.
Ölen sevdiğine veda etmek temel bir insanlık hakkıdır. Üzgünüm.
That access to the brainbox-- it's a human right. I'm gonna show these arrogant, patronizing son of a bitches.
Beyin kutusuna erişimin insan hakkı olduğunu göstereceğim! O kibirli, patronluk taslayan aşağılık heriflere.
I'm gonna show these arrogant, that access to the brainbox… It's a human right. patronizing son of a bitches One shot.
Beyin kutusuna erişimin insan hakkı olduğunu göstereceğim! O kibirli, patronluk taslayan aşağılık heriflere.
That access to the brainbox… It's a human right. One shot.
Beyin kutusuna erişimin insan hakkı olduğunu göstereceğim!
İstanbul MP Sezgin Tanrıkulu has announced his report in which he compiled human right violations that took place from July to October.
İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Temmuz ve Ekim ayları arasında gerçekleşen insan hakkı ihlallerini derlediği raporunu açıkladı.
a place where justice works, and access to knowledge becomes a human right.
bilgiye erişimin insan hakkı olduğu bir dünya.
They are deprived of their basic human right-- to live in a healthy environment. Not only does
En temel insan hakkından, sağlıklı bir çevrede yaşama hakkından mahrum kaldılar. Devlet yalnızca kirliliğe yol açanları cezasız bırakmıyor,
In 1985 the military, who ruled for seven years were taken to court for human right violations, the first such trial in Latin America.
Ülkeyi 7 yıl yöneten bu yönetim 1985 yılında İnsan Hakları tarafından şiddet nedeniyle yargılandı. Bu Latin Amerikada ilk denemedir.
So fundamental a human right and the precious dignity it confers. I submit My Lady should not be tempted onto the dangerous ground of undermining.
Leydimin bu önemli insan hakkını ve… sunduğu kıymetli değerin… içini boşalttıkları zeminde… aklının çelinmemesini arz ederim.
Results: 81, Time: 0.0419

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish