HUMANITY in Turkish translation

[hjuː'mæniti]
[hjuː'mæniti]
insanoğlu
man
mankind
human
humanity
infinite
insaniyet
humanity
humanitarian
insanlık
human
people
man
person
mankind
civil
folks
insanlığı
human
people
man
person
mankind
civil
folks
i̇nsanlık
human
people
man
person
mankind
civil
folks
insanlığa
human
people
man
person
mankind
civil
folks
i̇nsanoğlu
man
mankind
human
humanity
infinite
i̇nsaniyet
humanity
humanitarian
i̇nsanoğlunu
man
mankind
human
humanity
infinite

Examples of using Humanity in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I have a secret plan to save humanity.
İnsanoğlunu kurtarmak için gizli bir planım var.
That humanity, empathy, that has to drive the decision-making first.
Bu empati olması gerekiyor. Karar vermemizi etkileyen ilk şeyin bu insaniyet.
Humanity never reckoned with its own sins.
İnsanoğlu kendi günahlarıyla asla hesaplaşmadı.
Would that be to cure humanity?
İnsanoğlunu tedavi edebilir mi dersin?
Mr. Walker, we're from the department of humanity.
Bay Walker, biz İnsaniyet Bakanlığından geliyoruz.
The decision-making first. That humanity, empathy, that has to drive.
Bu empati olması gerekiyor. Karar vermemizi etkileyen ilk şeyin bu insaniyet.
Why does humanity go to such lengths to create these reflections of itself?
İnsanoğlu kendi yansımasını yaratmak için neden bu kadar ileri gidiyor?
The humanity is a stain on the face of the planet.
İnsanoğlu, bu gezegenin üzerinde bir leke.
Your Lord is gracious towards humanity, but most of them are not thankful.
Senin Rabbin, insanlara karşı gerçekten lütufkârdır; fakat çokları şükretmezler.
Don't give me that no humanity crap.
Bana o insanlığım yok saçmalığını söyleme.
We want S.H.I.E.L.D. exposed for its barbaric crimes against exceptional humanity.
In olağanüstü insanlara karşı işlediği barbarca suçların ortaya çıkmasını istiyoruz.
He compelled him to turn off his humanity.
İnsanlığını kapatması için etkisi altına aldı.
Lacking humanity?
İnsanlıktan yoksun?
You talk about humanity, try to imagine a world without any humans to cry for.
İnsanlıktan bahsediyorsun ama uğruna ağlayacak insanların olmadığı bir dünya hayal etmeye çalış.
Losing your humanity.
İnsanlığını kaybetmek.
I won't let humanity deceive any more!
İnsanların beni daha fazla kandırmasına izin vermeyeceğim!
I can only imagine what having a bunch of excuses could do to someone's humanity.
Bir avuç bahanenin birisinin insanlığına neler yapabileceğini hayal edebiliyorum.
I can only imagine what having a bunch of excuses could do to someone's humanity.
Bir avuç bahanenin bir insanın insanlığına neler yapabilir tahmin edebilirim sadece.
If you share your humanity with your audience, they will share their affection with you.
İnsan sevgini seyircilerinle paylaşırsan, onlarda sevgilerini seninle paylaşılar.
You hate humanity?
İnsanlıktan nefret mi ediyorsun?
Results: 3609, Time: 0.0811

Top dictionary queries

English - Turkish