I KNOW THINGS in Turkish translation

[ai nəʊ θiŋz]
[ai nəʊ θiŋz]
şeyler biliyorum
biliyorum işler
bildiğim şeyler var
şeyleri bilirim
knows a lot
bilmediği şeyi biliyoruz
şeyleri biliyorum
şey bilirim
knows a lot
şeyi biliyorum
herşeyin biraz düzensiz olduğunu biliyorum
bilirim olayım

Examples of using I know things in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I know things about all of them… about you.
Her şeyi biliyorum, onlar hakkındaki… senin hakkındaki.
But I know things that will incriminate the killer.
Ama katili ortaya çıkaracak şeyler biliyorum.
People think I can't understand because I'm young, but I know things.
İnsanlar, çocuk olduğum için anlamayacağımı sanıyor; ama kendimce bildiğim şeyler var.
A deal about what? I know things.
Bildiğim şeyler var. Ne anlaşması?
Look, Bill… I know things are a little… chaotic for you right now.
Şu an senin için herşeyin biraz… düzensiz olduğunu biliyorum.
I know things you haven't never even dreamed about.
Daha önce hayalini bile kurmadığın şeyler biliyorum.
I know things not taught in school.
Okulda öğretilmeyen şeyleri bilirim.
She was immune. I know things.
Bağışıklık kazanmıştı. Bildiğim şeyler var.
I know things about this family and I swear.
Bu aile hakkında bildiğim şeyler var ve yemin ederim.
I know things you never see.
Hiç görmeyeceğiniz şeyler biliyorum.
Because I know things.
Çünkü bazı şeyleri bilirim.
A deal about what? I know things.
Ne anlaşması? Bildiğim şeyler var.
And I know things, and maybe we could figure this out.
Ve şeyleri biliyorum, ve belki bunu çözebiliriz.
I know things about this family and I swear… What?
Bu aile hakkında bildiğim şeyler var ve yemin ederim?
I know things about people.
İnsanlar hakkında şeyler biliyorum.
How did you know that? Because I know things.
Nereden biliyorsun?- Çünkü bazı şeyleri bilirim.
I know things.
I know things I love, but I'm not sure.
Sevdiğim şeyleri biliyorum, ama emin değilim.
I know things about my friends.
Arkadaşlarımla ilgili bazı şeyler biliyorum.
I know things. She was immune.
Bağışıklık kazanmıştı. Bildiğim şeyler var.
Results: 174, Time: 0.0461

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish