IDENTITY in Turkish translation

[ai'dentiti]
[ai'dentiti]
kimlik
identity
identification
identify
badge
ID
I.D.
I. d
credentials
kişilik
personality
people
man
person
character
have
room
identity
one
seater
kimliğini
identity
identification
identify
badge
ID
I.D.
I. d
credentials
özdeşlik
identical
identity
kimliği
identity
identification
identify
badge
ID
I.D.
I. d
credentials
kimliğimi
identity
identification
identify
badge
ID
I.D.
I. d
credentials
kişiliği
personality
people
man
person
character
have
room
identity
one
seater
kişiliğini
personality
people
man
person
character
have
room
identity
one
seater
özdeşliği
identical
identity

Examples of using Identity in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
But the kanima has no identity.
Fakat Kanimanın kişiliği yok.
You know, this process will go a long way towards clarifying that identity issue.
Biliyorsunuz bu kişilik meselesini açıklığa kavuşturma işlemi oldukça zaman alır.
Their personality, their unique identity, their emotion and warmth.
Kişiliği, o çok özel kişiliği. Duyguları ve sıcaklığı.
You don't remember me because Henry took away your identity.
Beni tanımıyorsun, çünkü Henry kişiliğini senden aldı.
Body integrity identity disorder.
Vücut Bütünlüğü Kişilik Bozukluğu.
I'm really liking this identity.
Benim orospumsun ben gerçekten sevmeye başladım bu kişiliği.
You're not allowed to have baking as an identity. We weren't gonna eat them.
Onları yemeyecektik. Yemek pişirmeyi kişilik olarak kullanamazsın.
You connect your family, identity and your self.
Ailenize, kimliğinize ve benliğinize bağlanıyorsunuz.
This man has stolen my identity and is trying to steal my business.
Bu adam kimliğime bürünmüş ve işimi çalmaya çalışıyor.
We talked about dressing Goth, to strenghten our identity by the end of the year.
Yıl sonuna kadar, kimliğimizi güçlendirmek için Goth kıyafeti giyeceğimizden bahsettik.
And to gain enough information to find out my real identity.
Ve benim gerçek kimliğimle ilgili yeterince bilgi toplamak için.
They have been deprived of their family, their identity.
Ailelerinden ve kimliklerinden mahrum edildiler.
Is it fair that the police won't look for the person who stole my identity?
Polisin kimliğime bürünen birine bakmaması adil mi?
New identity, passport, cash, road map.
Yeni kimlikler, pasaportlar, para, harita.
Police said they had confirmed the identity of the bodies.
Polis cesetlerin kimliklerinin doğrulandığını açıkladı.
I have enclosed the evidence I have accumulated and proof of my identity.
Topladığım delilleri ve kimliğime dair kanıtları sakladım.
I have never had any real identity.
Gerçek kimliğimle yaşayamadım hiç.
It is time for their secret identity to become their only identity..
Gizli kimliklerinin, tek kimlikleri olmasının vakti geldi.
We're talking about your secret identity, man--yours.
Senin gizli kimliğinden bahsediyoruz. Seninkinden.
Our language is an important part of our cultural identity.
Dilimiz, kültürel kimliğimizin önemli bir parçasıdır.
Results: 5576, Time: 0.0543

Top dictionary queries

English - Turkish