ILLNESS in Turkish translation

['ilnəs]
['ilnəs]
hastalık
disease
sickness
illness
sick
infection
plague
ill
condition
morbidity
disorder
hasta
sick
patient
ill
sickly
infected
ailing
hastalığı
disease
sickness
illness
sick
infection
plague
ill
condition
morbidity
disorder
rahatsızlığı
alone
comfortable
relax
comfy
at ease
cozy
comfortably
comfort
casual
cushy
hastalığını
disease
sickness
illness
sick
infection
plague
ill
condition
morbidity
disorder
hastalığın
disease
sickness
illness
sick
infection
plague
ill
condition
morbidity
disorder
rahatsızlık
alone
comfortable
relax
comfy
at ease
cozy
comfortably
comfort
casual
cushy

Examples of using Illness in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
My illness has nothing to do with it.
Hastalığımın konuyla ilgisi yok.
You also told the Express I knew about Bent's illness to discredit me.
Expresse de benim Bentin hastalığından haberim olduğunu söyledin, beni küçük düşürmek için.
I do not let my illness get in the way of my job.
Hastalığımın işime engel olmasına izin vermem.
He thought my illness was caused by overwork… in getting my papers ready for publication.
Hastalığımın sebebinin kitabımı baskıya hazır hale getirmek için çok çalışmaktan olduğunu sanıyordu.
Remedy to cure all illness.
Tüm hastalıkların dermanı.
Illness caught early means fewer unnecessary surgeries,
Hastalıkların erken yakalanması demek daha az gereksiz ameliyat,
I really hate mental illness.
Akıl hastalıklarını hiç sevmem.
I can't be responsible for drugs that might exacerbate your illness.
Hastalığınızı artıracak bir tedavinin sorumluluğunu alamam.
No one can really tell you… how the illness progresses.
Hiç kimse size hastalığınızın nasıl seyredeceğini söyleyemez.
And that your illness is not Kalla-Nohra.
Ve hastalığınızın Kalla-Nohra olmadığını.
Your illness is not just to test you,
Hastalığınız sadece sizi sınamak için değil diğer insanların merhametini
I will just get over my chronic respiratory illness.
Kronik solunum hastalığımın üstesinden geleceğim.
The parents don't see the ravages of the illness.
Aileler hastalıkların tahribatını görmezler.
A doctor should be able to handle his own illness with a little bit more dignity.
Bir doktorun hastalığıyla biraz daha ağırbaşlı baş etmesi gerekir.
As well as providing all the key nutrients, it helps protect against illness- Hey.
Önemli besinleri sağladığı sürece hastalıklara karşı korur. Hey.
My illness has opened up a whole new world for me.
Hastalığım yepyeni bir dünya açtı bana.
Chinese believe they're a cure for illness.
Çinliler de hastalıklara deva olduğuna inanır.
It's all legal because of my illness.
Ama hastalığımdan dolayı kullanmam yasal.
I will observe and treat your medical illness daily.
Tıbbi hastalığınızı günlük olarak gözlemleyip tedavi edeceğim.
We stopped looking a long time ago for demons to explain mental illness.
Akıl hastalıklarını şeytanlarla açıklamayı yıllar önce bıraktık.
Results: 2571, Time: 0.0473

Top dictionary queries

English - Turkish