INCOMING in Turkish translation

[ˌin'kʌmiŋ]
[ˌin'kʌmiŋ]
geliyor
coming
sounds
feels
here
seems
arrives
way
gelen
come
incoming
one
can
inbound
arrive
happened
leading
var
have
here
get
there's
's wrong
's the matter
yaklaşan
burn
light
fire
torch
incinerate
ignite
kindle
burning
yaklaşıyor
burn
light
fire
torch
incinerate
ignite
kindle
burning
gelenler
come
incoming
one
can
inbound
arrive
happened
leading
yaklaşıyorlar
burn
light
fire
torch
incinerate
ignite
kindle
burning

Examples of using Incoming in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Incoming, incoming. Sir, they're coming from both directions.
Geliyorlar! Yaklaşıyorlar! Her iki yandan geliyorlar, efendim.
Aircraft. Incoming.- They found us.
Uçak yaklaşıyor.- Bizi buldular.
Even if you hear,"Incoming, incoming," keep running.
Geliyor, geliyor, dediklerini duysan dahi koşmaya devam et.
We got hostile incoming.
Yaklaşan düşmanlar var.
Trauma, two incoming, Level One.
İki travma vakası var, birinci düzey.
We already have incoming.
Şimdiden gelenler var bile.
Sir, they're coming from both directions! Incoming.
Yaklaşıyorlar! Geliyorlar! Her iki yandan geliyorlar, efendim.
They found us. Incoming. Aircraft.
Uçak yaklaşıyor.- Bizi buldular.
We have got a hostile incoming.
Yaklaşan düşmanlar var.
Falcon? Please tell me you… I found him. Incoming.
Falcon? Geliyor. Lütfen bana onu…- Onu buldum.
Trauma, two incoming level ones.
İki travma vakası var, birinci düzey.
Admiral, we have incoming. I have never seen.
Amiral, gelenler var. Daha önce böyle bir şey görmemiş.
Truck incoming.
Kamyon yaklaşıyor.
Sir, they're coming from both directions! Incoming, incoming!
Her iki yandan geliyorlar, efendim. Geliyorlar! Yaklaşıyorlar!
Our radar station has detected incoming bombers!
Radar istasyonumuz yaklaşan bombardıman uçakları tespit etti!
This thing is gonna go down. Incoming, debris!
Enkaz geliyor! Bu şey devrilecek!
Incoming. All workers report to the loading dock.
Giriş var. Tüm işçiler yükleme güvertesine.
We have got incoming! Wait, they're friendly.
Gelenler var! Bekle, bunlar dost.
Incoming, incoming! Sir, they're coming from both directions!
Geliyorlar! Her iki yandan geliyorlar, efendim. Yaklaşıyorlar!
Daryl, incoming.
Daryl, yaklaşıyor.
Results: 1633, Time: 0.07

Top dictionary queries

English - Turkish