IS LYING in Turkish translation

[iz 'laiiŋ]
[iz 'laiiŋ]
yatıyor
lies
sleeping
there's
in bed
uzanmış
reach
lie
to lay down
uzanmış yatıyor ve judi ise
yatıyor sen hiçbir şey olmamış gibi

Examples of using Is lying in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Is lying allowed? I don't know.
Yalan söylemek serbest mi? Bilmiyorum.
Want to know if your partner is lying to you, or even cheating?
Eşinin yalan söylediğini ya da seni aldattığını mı düşünüyorsun?
And if your own team is lying to you… Yeah.
Eğer takımın sana yalan söylüyorsa… Evet.
Well, this is good, because it proves that woman is lying.
Bu iyi bir şey. O kadının yalan söylediğini kanıtlar.
Yes, and one of my skills is lying.
Evet, yeteneklerimden biri de yalan söylemek.
Yeah. And if your own team is lying to you.
Eğer takımın sana yalan söylüyorsa… Evet.
The President… the President's job is lying.
Başkan… Başkanın işi yalan söylemek.
We find out who is lying about not being on Ezequiel's side.
Kimin, Ezequielin tarafında olmadığı konusunda yalan söylediğini bulacağız.
We think you deserve to know the truth. If someone you love is lying to you.
Sevdiğin biri sana yalan söylüyorsa gerçeği bilmeyi hak ediyorsun.
What Sir David is talking about here is lying.
Sir Davidin burada bahsettiği şey yalan söylemek.
I might easily get convinced and think that Ha Chan-ho is lying.
Hemen ikna olup Ha Chan-honun yalan söylediğini düşünebilirim.
If someone you love is lying to you, we think you deserve to know the truth.
Sevdiğin biri sana yalan söylüyorsa gerçeği bilmeyi hak ediyorsun.
They're newspapermen.- All they have been doing is lying.
Gazeteciler böyledir.- Tek yaptıkları yalan söylemek.
child to know, that this government is lying.
çocuğun bu hükûmetin yalan söylediğini bilmesini istiyorum.
Thank you so much. If Orm is lying, he's in deep trouble.
Eğer Orm yalan söylüyorsa, başı dertte demektir. -Çok teşekkürler.
All they have been doing is lying. They're newspapermen.
Gazeteciler böyledir.- Tek yaptıkları yalan söylemek.
If Orm is lying, he's in deep trouble.- Thank you so much.
Eğer Orm yalan söylüyorsa, başı dertte demektir. -Çok teşekkürler.
Alycia? The only thing Alycia is better at than coding is lying.
Alycianın kodlamadan daha iyi yaptığı tek şey yalan söylemek. Alycia mı?
Denial is lying to yourself.
İnkar kendine yalan söylemek.
Yeah, and the rest is lying.
Evet ama geri kalan¬ yalan söylemek.
Results: 803, Time: 0.0459

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish