IT CRASHED in Turkish translation

[it kræʃt]
[it kræʃt]
düştü
fall
down
to go
stooping
drop
crashing
decline
fallin
çarptıktan
to crash
hitting
multiply
bumping
slam
running
banging
smash
to ram
kazanın
accident
crash
incident
düşmüş
fall
down
to go
stooping
drop
crashing
decline
fallin

Examples of using It crashed in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It crashed into the train, and is the result.
Trene çarptı ve öldü.
Whenever it crashed, it wasn't recently.
Ne zaman çarptıysa, yakın bir zamanda olmamış.
They assumed it crashed into the ocean, but they never found any wreckage.
Okyanusa çakıldığını düşündüler ama enkazını hiç bulamadılar.
A copy of the black box recorder from Baxter's plane before it crashed.
Baxterın uçağının düşmeden önceki kara kutu kayıtları.
As long as it crashed over water.
Düşünce suya çakıldığı müddetçe.
It crashed in some mountains.
Bir dağa çarpmış.
It crashed to begin with.
Başlamak için çarptı.
You didn't have to ask about the plane'cause you knew why it crashed.
Uçak hakkında soru sormana gerek yoktu. Çünkü neden düştüğünü biliyordun.
My parents were on the same plane when it crashed.
Ailem bir uçak kazasında tanışmışlar.
Blake Crawford's plane when it crashed.
Blake Crawfordnın uçağı düştüğünde.
It crashed in the Andes last year.
Geçen yıl Andeste düşmüştü.
Into the rings of Saturn. People thought maybe it crashed.
Düşünüyordu. İnsanlar Saturnun halkalarına çarpmış olabileceğini.
Was he in the train with his parents when it crashed?
Tren kazası olduğunda ailesinin yanında mıymış?
Looks like it crashed and burned.
Bozulmuş ve yanmış gibi gözüküyor.
You weren't on it when it crashed.
Kaza olduğunda sen trende değildin.
It crashed in the San Gabriel Mountains, the climbers found it, took the diamonds.
San Gabriel Dağlarında düşmüş olmalı, dağcılar onu buldu, elmasları aldı.
This came off the car when it crashed into the cab.
Taksiyle çarpıştığında arabadan kopmuş bir parça.
It crashed? We're still waiting for details.
Düşmüş mü?- Ayrıntıları bekliyoruz.
He said you put her in a helicopter, and it crashed.
Kız kardeşini bir helikoptere bindirdiğini ve kaza yaptığını söyledi.
Am I insane or did Michael touch this computer before it crashed?
Aklımı mı kaçırdım yoksa Micheal bu bilgisayar bozulmadan önce ona dokundu mu?
Results: 65, Time: 0.0532

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish