LAMBS in Turkish translation

[læmz]
[læmz]
kuzu
lamb
sheep
mutton
koyunlar
put
sheep
place
lamb
mutton
bay
down
cove
koyun
put
pour
place
set
lay
back
kuzuları
lamb
sheep
mutton
kuzuların
lamb
sheep
mutton
kuzuyu
lamb
sheep
mutton
koyunları
put
sheep
place
lamb
mutton
bay
down
cove
kuzularım
koyunların
put
sheep
place
lamb
mutton
bay
down
cove

Examples of using Lambs in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I will be a faceless beast, leading lambs to the slaughter.
Suratsız bir canavar olacağım… kuzuları katliama sürükleyeceğim.
We have lambs and cows in Sweden.
İsveç olarak bizim de koyun ve ineklerimiz var.
Finishing off sacrificial lambs, not much different from themselves.
Kurbanlık koyunların işini bitirmek, kendilerininkinden pek de farklı değil.
But every time after that, you're just leading the lambs to slaughter.
Ama ondan sonraki her sefer sadece koyunları katledilmeye götürdün.
My poor lost lambs.
Benim zavallı kayıp kuzularım.
Leading lambs to the slaughter. I will be a faceless beast.
Suratsız bir canavar olacağım… kuzuları katliama sürükleyeceğim.
They got into the barn, took two newborn lambs.
Ahıra girmişler, iki kuzuyu kapmışlar.
Lambs' Shearing'' is the proper expression, ignorant man!-Wrong translation!
Koyunların kırkılması doğru ifade, cahil adam!- Yanlış çeviri!
Like the lambs of Abraham.
Tıpkı İbrahimin koyunları gibi.
My poor lost lambs.
Benim kayıp kuzularım.
You gather your lambs in arms and carry them in your bosom.
O ki kollarına alacak kuzuları… Taşıyacak bağrında.
Wrong translation! Lambs' Shearing'' is the proper expression, ignorant man!
Koyunların kırkılması doğru ifade, cahil adam!- Yanlış çeviri!
We rejoice that the lambs that were lost have returned to the fold.
Kayıp kuzuların sürüye dönmesine çok sevindik.
And carry them in your bosom. You gather your lambs in arms.
O ki kollarına alacak kuzuları… Taşıyacak bağrında.
Have some fudge, lambs.
Biraz daha şekerleme alın, kuzularım.
Even your ignorant lambs can, and must learn to study.
Senin cahil koyunların bile… eğitimden geçebilir, geçmek zorundalar.
Okay, you have watched Silence of the Lambs way too many times.
Tamam, sen Kuzuların Sessizliğini çok fazla izledin.
But, uh, who will protect you lambs in your journey,?
Evet, evet ama seyahatiniz esnasında siz kuzuları kim koruyacak?
Look at his face, he reminds me of"silence of the lambs.
Bu adam bir psikopat, suratına baksana bana'' Kuzuların Sessizliği'' ni hatırlatıyor.
Okay, so then you were the guy with the lambs and.
Tamam, sen de o kuzuların yanında olan.
Results: 380, Time: 0.071

Top dictionary queries

English - Turkish