LIFE-FORMS in Turkish translation

canlılarım
alive
live
vivid
lively
creature
vibrant
life
a living
viable
yaşam biçimlerini
yaşam biçimleriyle

Examples of using Life-forms in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Compare with life-forms.
Yaşam formlarıyla karşılaştır.
Ensign Sato is trying to communicate with the life-forms.
Teğmen Sato yaşam formuyla iletişim kurmaya çalışıyor.
Do you know these life-forms?
Bu yaşam formunu tanıyor musun?
It would infect all life-forms with nanoprobe viruses.
Tüm yaşam formlarına nano-sondaları bulaştıracak bir virüs.
Our respect for other life-forms requires that we give you this warning.
Diğer yaşam formlarına duyduğumuz saygı, bu uyarıyı yapmamızı gerektiriyor.
But this is one of the most sophisticated life-forms.
Ama gördüğüm en gelişmiş yaşam biçimlerinden biri. Evet.
Two life-forms.
İki yaşam biçimi.
Life-forms on a million planets.{Y: u}It could have imitated a million.
Milyonlarca gezegende milyonlarca yaşam formunu taklit etmiş olabilir.
I can't tell if the original two life-forms are still there.
Iki yaşam formunun hala orada olduğunu söyleyemiyorum.
He's a specialist in first contact with new life-forms.
Yeni yaşam formlarıyla temas kurmakta uzmandır.
You mean we need to kill more life-forms.
Yani daha fazla yaşam formunu öldürmemiz gerektiğini söylüyorsun.
You harbor prejudice against artificial life-forms.
Yapay yaşam formlarına karşı önyargı barındırıyorsunuz.
Other than ourselves, there are no humanoid life-forms here.
Bizlerin dışında, burada herhangi bir insansı yaşam biçimi yok.
But they never met any Precambrian life-forms,?
Ama onlar hiç Kambriyen öncesi canlılarla karşılaşmışlar mı?
We are both carbon-based life-forms.
Biz aynı karbon temelli yaşam formuyuz.
These two extraordinary new life-forms now hold the key to Earth's future.
Dünyanın geleceği şu anda bu iki yeni yaşam biçiminin elinde.
Our scans are picking up signatures of various life-forms loose on the ship.
Taramalarımız gemide dolaşan birçok yaşam formunun sinyalini alıyor.
No! No! My miraculous tiny life-forms!
Hayır! Benim mucizevi küçük yaşam formlarım! Hayır!
No! My miraculous tiny life-forms! No!
Hayır! Benim mucizevi küçük yaşam formlarım! Hayır!
My miraculous tiny life-forms! No! No!
Hayır! Benim mucizevi küçük yaşam formlarım! Hayır!
Results: 232, Time: 0.0419

Top dictionary queries

English - Turkish