LOON in Turkish translation

[luːn]
[luːn]
loon
deli
crazy
mad
insane
lunatic
madman
maniac
freak
psycho
nuts
deranged
ahmak
idiot
fool
jackass
stupid
jerk
dumb
foolish
silly
dork
dope
bir kaçık
freak
nut
lunatic
loony
's a nutcase
a madman
loon
's cuckoo
wacko
's a nutter
bir dalgıçkuşu
loon
dalgıç kuşu
bir kuş
bird
birdie
voon
bir dalgıç
diver
diving
a scuba
a loon

Examples of using Loon in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A loon, actually. A bird?
Aslında bir dalgıç kuşu. Kuş mu?
Carl Van Loon wants to meet you?
Carl Van Voon seninle tanışmak mı istiyor?
Karl van Loon wants to meet you?
Karl van Loon seninle tanışmakmı istiyor?
You brainless loon!
Seni beyinsiz ahmak!
I can live with it! You loon!
Bununla yaşayabilirim. Deli seni!
Really? there's this loon going around tackling innocent people?
Etrafta dolaşıp, masum insanlara saldıran bir zırdeli var. Sahi mi?
A bird? A loon, actually?
Aslında bir dalgıç kuşu. Kuş mu?
Mr. Van Loon, Mrs. Atwood is in your office. Excuse me.
Bay Van Loon, Bayan Atvud ofisinizde sizi bekliyor.
Major loon.
Büyük ahmak.
Now I just find myself on a roof talking to myself like a loon.
Şimdiyse bir bakıyorum çatıda oturmuş kendi kendime konuşuyorum deli gibi.
Mrs. Atwood, Karl van Loon, My associate, Edward Morra.
Bayan Atvud, Karl van Loon. Ortağım, Bay Morra.
Just stop, you pestilent loon.
Kes şunu seni ahmak baş belası.
There's this loon going around tackling innocent people.
Etrafta dolaşıp, masum insanlara saldıran bir zırdeli var.
Mrs. Atwood, Carl Van Loon.- My associate, Edward Morra.
Bayan Atwood, ben Carl Van Loon, ortağım Edward Morra.
That loon vandernoot. what?
Ne?- Loon Vandernootu diyorum?
Mrs. Atwood. Carl Van Loon.
Bayan Atwood, ben Carl Van Loon.
Mrs. Atwood. Carl Van Loon.
Bayan Atvud, Karl van Loon.
You, madame, are a cream-faced loon.
Siz, madam, buruşuk yüzlü bir kaçıksınız.
She would scream like a loon and she would never go swimming.
Zır deliler gibi çığlığı bastı ve bir daha asla yüzmeye gitmedi.
The loon, of course.
Gerdanlı Dalgıç, tabi.
Results: 100, Time: 0.0822

Top dictionary queries

English - Turkish