MARES in Turkish translation

[meəz]
[meəz]
kısraklar
mare
filly
elgyn
mareler
the uncleared
kısrakları
mare
filly
elgyn
kısrak
mare
filly
elgyn
kısraklara
mare
filly
elgyn
mares

Examples of using Mares in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
By the time they're four or five, the mares can barely recognize their offspring.
Dört veya beş yaşına geldiklerinde kısraklar yavrularını tanımakta zorlanırlar.
So we sell the mares and the yearlings.
O zaman kısrakları ve bir yaşındaki atları satalım.
40 mares and 40 hawks.
40 kısrak ve 40 şahin göndereceğiz.
He always attacks mares. i know.
Biliyorum. Hep kısraklara saldırıyormuş.
so the mares will stay close.
böylece kısraklar daha yakında duracaklar.
Get out of here and take the mares with you!
Çıkın buradan. Sen, çık buradan, ve kısrakları al!
Two mares, two colts.- There will be four.
Dört edecek. İki kısrak ve iki tay.
Pregnant mares, especially.
Özellikle hamile kısraklara.
This is the real battle- mares are five times his weight.
İşte bu gerçek bir savaş- Kısraklar onun ağırlığının neredeyse 5 katı.
stamina to capture wild mares.
dayanıklılığını yabani kısrakları yakalamak için kullanmalılar.
Fire mares.
Ateş kısrakları.
Maybe this young stud can help me get these old mares on board.
Belki bu genç aygır, yaşlı kısrakları yola getirmeme yardım eder.
Ray had mostly mares.
Ray in daha çok kısrakları vardı.
Should have left them mares alone and quit rubbing your nose on the fence.
Ve burnunu çite sürmeye son vermeliydin. O kısrakları rahat bırakmalıydın.
The brutal murder of the assistant curator, Giselle Mares.
Asistan Giselle Maresin hunharca katli.
Man who gonna put his top stallion on one of my mares.
En iyi aygırını benim kısraklarımdan biriyle çiftleştirecek olan adamın.
But I would like to personally choose its mares.
Ama kısraklarını şahsen seçmek isterim.
The bodies of those mighty mares may burn in the fire below.
O yüce kısrakların bedenleri aşağıdaki ateşte yanıyor olabilir.
You must change mares, Diego. The saddle's occupied.
Kısrağını değiştirmen gerekiyor Diego, eğerde başka biri var.
But I would like to personally choose its mares. That's terrific.
Ama kısraklarını şahsen seçmek isterim. Muhteşem.
Results: 89, Time: 0.0609

Top dictionary queries

English - Turkish