ME FOR SAVING in Turkish translation

[miː fɔːr 'seiviŋ]
[miː fɔːr 'seiviŋ]
kurtardığım için bana
koruduğum için bana

Examples of using Me for saving in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A month later, he… He sent me a letter thanking me for saving his life, and then he shot himself.
Bir ay sonra hayatını kurtardığım için bana mektupla teşekkür edip kendini vurdu.
You know, before, when you… when you thanked me for saving your life, I… I didn't have anything to do with it, Sayid.
Biliyor musun, hayatını kurtardığım için bana teşekkür etmiştin ya… benim bununla hiçbir alakam yoktu, Sayid. Bilmiyorum.
That's a weird way to thank me for saving your life, buddy, but you're welcome!
Hayatını kurtardığım için bana böyle mi teşekkür ediyorsun!
Stop there. Ha ha ha, don't you dare thank me for saving your life.
Ha ha ha, hayatını kurtardığım için bana teşekkür etmeye kalkma.- Orada dur.
white knees, thanking me for saving this party from committing political seppuku.
bu partiyi siyasi intihardan kurtardığım için bana teşekkür etmeleri gerekir.
she's sitting there, tears in her eyes thanking me for saving your life.
orada gözleri yaşlı şekilde oturuyor hayatını kurtardığım için bana teşekkür ediyor.
They should be down on their fat, white knees, thanking me for saving this party fromcommitting political seppuku.
Dizleri üstüne çöküp bu partiyi siyasi intihardan kurtardığım için bana teşekkür etmeleri gerekir.
the stock crashes, he's gonna thank me for saving his thousand bucks.
Dünyaya döndüğünde hisseler çökecek. Bin dolarını kurtardığım için bana teşekkür edecek.
You know, before, when you… when you thanked me for saving your life, I… I didn't have anything to do with it, Sayid.
Bilmiyorum. Ben bir şey yapmadım Sayid. Hayatını kurtardığım için… bana teşekkür etmeden önce.
That's a weird way to thank me for saving your life, buddy, but you're welcome!
Hayatını kurtardığım için tuhaf bir teşekkür yöntemi ama bir şey değil!
And thank me for saving you from being on dateline. So say good-bye to the nice man.
Bu nazik adama veda edin… ve sizi Arenaya çıkmaktan kurtardığım için teşekküre edin.
On the comedy front, Chris Rock is doing a new tour, so you can applaud me for saving your asses.
Komedi bölümünde ise, Chris Rock yeni bir turneye çıktı yani sizin götlerinizi kurtardığım için beni alkışlayabilirsiniz.
Thank you for saving me, for saving us all.
Beni kurtardığın için teşekkürler. Hatta hepimizi kurtardığın için.
She thanked me for saving her.
Onu kurtardığım için bana teşekkür etti.
You hate me for saving your life.
Benden nefret ediyorsun. Hayatını kurtardığım için.
Still owe me for saving those dolphins.
Yunusları kurtarma konusunda bana hâlâ borçlusun.
Forgive me for saving my own life.
Kendi hayatımı kurtardığım için beni affet.
No need to thank me for saving you.
Seni kurtardığım için bana teşekkür etmene gerek yok.
You should be thanking me for saving you.
Sizi kurtardığım için bana teşekkür etmelisin.
You can't fault me for saving lives.
Hayat kurtardığım için suçlayamazsın beni.
Results: 2077, Time: 0.0402

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish