MINORS in Turkish translation

['mainəz]
['mainəz]
küçüklere
little
small
young
tiny
minor
junior
petty
reşit
minor
underage
of age
legal
adult
abraschild
statutory
reþit
reshid
çocuklar
child
kid
boy
guy
baby
juvenile
son
minorsa
küçük
little
small
young
tiny
minor
junior
petty
küçüklerin
little
small
young
tiny
minor
junior
petty
küçükleri
little
small
young
tiny
minor
junior
petty
çocukları
child
kid
boy
guy
baby
juvenile
son
hafif
light
mild
lightweight
soft
little
minor
mildly
gentle
subtle
faint

Examples of using Minors in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Minors are prohibited from smoking by law.
Yasayla küçüklerin sigara içmesi yasaklanmıştır.
Sometimes, younger siblings hate being minors.
Bazen küçük kardeşler, küçük olmayı kendilerine yediremezler.
We have not even established the protocol for minors.
Küçükler için gerekli kuralları bile koymadık daha.
Plus, this is about minors.
Ayrıca mesele reşit olmayan çocuklarla ilgili.
Also they have oceanography clubs for minors.
Ayrıca, çocukları için de bir oşinografi kulüpleri var.
Minors aren't allowed to enter.
Küçüklerin girmesine izin verilmez.
You're also accused of corrupting minors and rape.
Siz ayrıca küçükleri ayartmak ve onlara tecavüz etmekle de suçlanıyorsunuz.
Our students are minors.
Öğrencilerimiz daha küçük.
As minors, they need adult consent.
Küçükler olarak, yetişkin rızasına ihtiyaçları var.
So here's an evil pimp that sells women of all ages including minors.
Reşit olmayanlar dâhil her yaştan kadın satan bir pezevenk.
Do you realize there's a law against corrupting minors?
Çocukları ayartmaya karşı bir kanun olduğundan haberin var mı?
No alcohol for minors.
Küçükler için alkol yok.
That's nothing to do with minors.
Reşit olmayanlarla ilgisi yok.
It's been a while. We don't do conjugals for minors.
Reşit olmayanlar için özel ziyaret yasal değil.
Minors are drinking alcohol inside this bar.
Küçükler bu barın içinde içki içiyor.
Almost all minors, the women are known as"THE 13 ROSES.
GÜL'' olarak hatırlanan bu kadınların, neredeyse tümü reşit değildi.
Heaven is for all of us, not just for minors.
Cennet hepimiz içindir. Sadece küçükler için değil.
His passion is trafficking girls from the East, including minors.
Silahlı soygun, kadın ticareti, reşit olmayan kızlar dâhil.
We don't employ minors.
Biz çocuk çalıştırmıyoruz.
Minors are not allowed to pay it.
Çocukların ödemesi artık yasakmış.
Results: 111, Time: 0.0692

Top dictionary queries

English - Turkish