MOANING in Turkish translation

['məʊniŋ]
['məʊniŋ]
inleme
moaning
to whimper
inilti
groan
moaning
sighing
moanin
mızmız
whiny
crybaby
grouchy
fussy
whining
mawkish
sourpuss
moaning
picky
whimpering
zırlayan
whining
i̇nlemek
moaning
to whimper
inlemeye
moaning
to whimper
inlemelerini
moaning
to whimper
sızlanmıyorum
iniltilerini
groan
moaning
sighing
moanin
sızlanarak

Examples of using Moaning in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
So what? I don't go moaning to him every time I don't feel well?
Ben hastalanınca gidip ona sızlanmıyorum.- Ne olmuş?
all he does is keep bitching and moaning.
onun tek yaptığı Şirretlik ve İnlemek.
I can hear their giggles and moaning.
Kıkırdaşmalarını ve inlemelerini duyuyorum.
No, no, that moaning.
Yok, o inleme.
I don't go moaning to him every time I don't feel well?
Gidip ona sızlanmıyorum. Ben hastalanınca- Ne olmuş?
Try moaning a little?
Biraz inlemeye çalışsana?
Some say that on cold nights You can still hear him moaning.
Bazıları soğuk gecelerde hala onun iniltilerini duyabilirsiniz derki.
You can hear the souls all moaning. You can hear the.
Bütün o… Bütün o ruhların… inlemelerini duyabilirsin. Onları duyabilirsin.
There was another sound, like a moaning sound.
Başka bir ses daha var, inleme sesi gibi.
We will get nowhere moaning.
Sızlanarak bir yere varamayız.
I heard Moon moaning in her bedrooim.
Odadan Mehtapın iniltilerini işittim.
Tom started moaning in pain.
Tom acı içinde inlemeye başladı.
I don't go moaning to him every time I don't feel well.
Ne olmuş? Ben hastalanınca gidip ona sızlanmıyorum.
You can hear the souls all moaning. You can hear the.
Onları duyabilirsin. Bütün o… Bütün o ruhların… inlemelerini duyabilirsin.
Yes, we're not gonna get anywhere by moaning.
Evet, sızlanarak hiçbir yere varamayız.
It's, it's because that it does and I just wanna focus on that moaning.
Çok hoşuma gidiyor ve sadece inlemeye konsantre olmak istiyorum.
Moaning in your sleep every night.
Her gece iniltilerini duyuyorum.
People spent their entire lives obsessing over the past season, moaning about the curse.
İnsanlar tüm hayatlarını önceki sezonu düşünerek ve lanetten sızlanarak geçiriyor.
And I just wanna focus on that moaning. It's, it's because that it does.
Çok hoşuma gidiyor ve sadece inlemeye konsantre olmak istiyorum.
There's no use moaning.
İnlemenin anlamı yok.
Results: 181, Time: 0.069

Top dictionary queries

English - Turkish