NEARLY in Turkish translation

['niəli]
['niəli]
neredeyse
almost
nearly
practically
hardly
virtually
barely
's
yaklaşık
about
approximately
nearly
almost
roughly
ago
estimated
is
hemen hemen
almost
practically
nearly
just
virtually
hardly
roughly
now
right
get
yakın
close
near
burn
soon
nearby
intimate
immediate
recent
imminent
nearly
nerdeyse
of ner
where
are
az kalmıştı

Examples of using Nearly in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
What about that low shot that nearly killed him that morning they were out?
Ya bu sabah dışarıdayken az daha ölümüne yol açan vurulma olayı?
Must be nearly dawn.
Şafak yaklaşmış olmalı.
Nearly show time, lads.
Gösteri yaklaştı, çocuklar.
It's been nearly six months.
Ay kadar oldu.
Not nearly as fascinating as yours, Mr. Brady.
Sizinki kadar etkileyici değil, Bay Brady.
He nearly maimed a little girl.
Küçük bir kızı az kalsın, sakat bırakıyordu.
You have nearly outlived Davy.
Az daha Davy senden önce gidecekti.
It's now nearly four.
Saat neredeyse dört oldu.
We now know, the universe is nearly 500 miles long.
Kâinatın az çok 800 kilometre genişliğinde olduğunu biliyoruz.
Whole generations were nearly wiped out.
Tüm kuşaklar neredeyse yok oluyordu.
He said:"By Allah! You have nearly ruined me.
Yemin ederim ki, sen az daha beni de helak edecektin.
Bad enough Hydra nearly wiped us out, but this thing.
Hydranın bizi neredeyse yok etmesi yeterince kötüyken ama bu şey.
Nearly all of these wounds are perimortem.
Bu yaraların tamamına yakını ölüm anında olmuş.
The entire team nearly perished.
Bütün takım neredeyse yok oluyordu.
It's nearly six o'clock.
Saat takriben altıdır.
Not nearly as good as Jerry.
Jerry kadar iyi değildim.
Not even nearly far enough, ladies and gentlemen.
İleri gitmenin yanına bile yaklaşamaz, bayanlar ve baylar.
Not nearly as good as the van.
Karavan kadar iyi değil.
After nearly a year of testimony.
Yaklasik bir yil süren mahkemeden sonra.
Nearly done, Mr. Reese.
Oldu sayılır Bay Reese.
Results: 10524, Time: 0.0576

Top dictionary queries

English - Turkish