NEREDEYSE in English translation

almost
neredeyse
hemen hemen
yaklaşık
az daha
sanki
âdeta
nerdeyse
az kalsın
nearly
neredeyse
yaklaşık
hemen hemen
yakın
nerdeyse
az kalsın
practically
neredeyse
hemen hemen
resmen
sayılır
pratikte
pratik olarak
aslında
teknik olarak
nerdeyse
hardly
pek
zor
neredeyse
bile
hiç
zar zor
çok az
zorlukla
sayılmaz
güçlükle
virtually
neredeyse
hemen hemen
aslında
sanal olarak
fiilen
tamamen
adeta
hiç
barely
zar zor
bile
neredeyse
çok az
ancak
pek
zorlukla
hiç
güçlükle
yeni
is
ol
çok
işte
ise
olun
are
ol
çok
işte
ise
olun
was
ol
çok
işte
ise
olun

Examples of using Neredeyse in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
O neredeyse bir erkek.
He's near a man.
Neredeyse yarısı. -Üç çeyrek yeter.
Three quarters is enough.- Just about half.
Neredeyse görünmez bir adamdı.
Invisible. The guy was.
Neredeyse 30 farklı çorba tarifi var.
There are 30 different recipes.
Neredeyse 3 futbol sahası ediyor.
That's like three football fields.
Delirecektim neredeyse.- Biliyorum.
I was freaking out! I know.
Şansın neredeyse milyonda bir. Mm-hmm.
The odds are like one in a million. Mm-hmm.
Neredeyse imkânsız.
That's near impossible.
Şansın neredeyse milyonda bir. Mm-hmm.
Mm-hmm. The odds are like one in a million.
Milo neredeyse karının yapısında,
Milo is about your wife's build,
Neredeyse evi yakacaktı.
He was burning down the house.
Neredeyse bir milyon dolar eder bu!
That's--that's overa million bucks!
Karım da neredeyse Maria ile aynı ölçüde, boy olarak.
My wife is about the same size as maria.
Ünlüler, neredeyse salona akın etmekte.
The celebrities are pouring in.
Seremoni ateşi… neredeyse sönüyordu. Soğuktu.
The ceremonial fire was near the line. It was cold.
Martin Asherin neredeyse Hayat almak.
Taking lives. That's what Martin Asher's been doing.
Bu not neredeyse 20 yıllık.
Like 20 years old. These coupons are.
Bıyığı neredeyse düşecek. Baksana.
That mustache is falling off. Look.
Neredeyse sadece yiyişmeydi, kisa bir anlik birleşmeyle beraber.
It was more or less just heavy petting with a brief moment of penetration.
Ama şimdi… Neredeyse sevdiğim adamı öldürmüşüm gibi.
It's like I have killed the man that I love! Now it's.
Results: 47519, Time: 0.0448

Top dictionary queries

Turkish - English