NESTS in Turkish translation

[nests]
[nests]
yuva
nest
home
burrow
slots
kindergarten
socket
nursery
den
hatchery
daycare
yuvaları
nest
home
burrow
slots
kindergarten
socket
nursery
den
hatchery
daycare
yuvalarını
nest
home
burrow
slots
kindergarten
socket
nursery
den
hatchery
daycare
yuvası
nest
home
burrow
slots
kindergarten
socket
nursery
den
hatchery
daycare
bu yuvalar

Examples of using Nests in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And making nests along with the birds.
Kuşlarla yuvayı yapan da benim.
There has never been any feathering of nests.
Burada yuvaların tüylenmmesi var.
A few duck nests won't feed the family.
Birkaç ördek yuvasında bile ördekler kendi ailelerini doyuramaz.
Do we all have to starve to save some loans' nests?
Hepimiz buradaki birkaç dalgıçkuşunun yuvasını koruyacağız diye açlıktan geberelim mi?
In fact, these bees appear to be able to travel 11.5 kilometers away from their nests.
Ebeveynlerin avlanma alanları yuvadan 19-24 km arasında uzaklığa erişebilir.
What's the use of dreaming of birds and nests.
Kuşları ve yuvayı hayal etmenin ne anlamı var.
And which insect nests are safe to raid.
Ve hangi böceğin yuvasının yağmalanmasının sorun olmayacağını.
Everyone, out of your nests!
Herkes yuvalarından çıksın!
We gotta wipe out those nests.
Şu yuvayı halletmek zorundayız.
Doctor, are you telling us there will be other nests?
Doktor, bize başka yuvaların da olacağını mı söylüyorsunuz?
They will also raid the nests of smaller birds to feed on the eggs.
Ayrıca daha küçük kuşların yuvalarına baskın düzenleyerek bunların yumurtaları ile de beslenirler.
We're rats. We don't leave our nests.
Biz yuvamızdan ayrılmayız. Biz fareyiz.
We have gone into nests like this before, Seattle, New Orleans.
Bu tarz yuvalara Seattle ve New Orleansda da girmiştik.
We're rats. We don't leave our nests.
Bizler fareyiz, ve yuvamızı terk etmeyiz. Onları büyütürüz.
There are no birds this year. In last year's nests.
Geçen yılki yuvalarda… bu yıl kuş yok.
They sat there gaping like hollow birds nests.
Yuvalardaki şaşkın içi boş kuşlar gibi oturdular.
Dariela said the nests contain every type of hybrid.
Dariela yuvalarda her türden hibritler olduğunu söylemişti.
I like love nests.
Aşk yuvalarına bayılırım.
I'm gonna go clean out the nests.
Ben yuvayı yoketmeye gidiyorum.
In last year's nests… there are no birds this year.
Geçen yılki yuvalarda bu yıl kuş yok.
Results: 318, Time: 0.0558

Top dictionary queries

English - Turkish