NEUTRALITY in Turkish translation

[njuː'træliti]
[njuː'træliti]
tarafsızlık
way
entity
there
here
part
direction
flank
sides
parties
tarafsızlığı
way
entity
there
here
part
direction
flank
sides
parties
tarafsızlığını
way
entity
there
here
part
direction
flank
sides
parties
tarafsız
way
entity
there
here
part
direction
flank
sides
parties

Examples of using Neutrality in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Our neutrality is over.
Tarafsızlığımız sona erdi.
How about net neutrality?
Network tarafsızlığına ne diyorsun?
You weren't here for the war, when our neutrality made this country rich.
Tarafsızlığımız bu ülkeyi zengin yaptığı zaman, siz savaş için burada değildiniz.
We must avoid any action that threatens our neutrality.
Bizim tarafsızlığımızı tehdit edecek her türlü hareketten kaçınmalıyız.
I respected their neutrality.
Tarafsızlıklarına saygı duydum.
She is a supporter of Norwegian neutrality.
Norveç tarafsızlığının destekçisidir.
He is a supporter of Norwegian neutrality.
Norveç tarafsızlığının destekçisidir.
I want to stress that our belief in a neutrality stance remains clear.
Tarafsızlığa olan inancımın açık kaldığını vurgulamak isterim.
Some critics talk about your clinical neutrality. Take the tapes.
Sizin hastalıklı tarafsızlığınız hakkında bazı eleştirmen görüşleri. Kasetleri al.
The face of neutrality General Garibaldi called it. Well, of course.
Tarafsızlığın yüzü General Garibaldi aradı. Elbette.
Republicans say American neutrality at risk.
Cumhuriyetçiler'' tarafsızlığın tehlikede olduğunu söylüyor.
We respect your neutrality and don't want to undermine it.
Tarafsızlığınıza saygı duyuyoruz ve bunu baltalamak istemeyiz.
The Lacuna prizes its neutrality, but Bodhi argued.
Boşluk tarafsızlığıyla övünür ama Bodhi karşı çıktı.
At the end of the conference, it was decided that Turkey's neutrality should be maintained.
Konferansın sonunda, Türkiyenin tarafsızlığının devam etmesine karar verildi.
In order to maintain our neutrality we need some kind of deterrent.
Tarafsızlığımızı koruyabilmek için caydırıcı bir gücümüz olmalı.
Your neutrality is meaningless.
Tarafsızlığının bir anlamı yok.
That's why I understand the temptation of neutrality.
İşte bu yüzden tarafsızlığın cazibesini anlıyorum.
That's why I respected your neutrality.
İşte bu yüzden tarafsızlığınıza saygı duyuyorum.
Even Adolf respected Swiss neutrality.
Üstelik, Adolf, İsviçrenin tarafsızlığına saygı göstermişti.
Miscevic: Based on a parliamentary resolution, military neutrality is Serbia's position.
Misceviç: Sırbistanın tutumu, meclis kararlarına dayalı askeri tarafsızlıktır.
Results: 179, Time: 0.0491

Top dictionary queries

English - Turkish