NEW WAYS in Turkish translation

[njuː weiz]
[njuː weiz]
yeni yollarını
new road
a new path
new ways
a new highway
yeni yöntemler
new way
new methods
yeni yollar
new road
a new path
new ways
a new highway
yeni yolları
new road
a new path
new ways
a new highway
yeni yollarla
new road
a new path
new ways
a new highway
yeni yöntem
new way
new methods

Examples of using New ways in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
There's so many new ways to get wasted now.
Artık sarhoş olmanın yeni yeni yolları var.
We're inventing new ways to sell out over here.
Satış yapmak için yeni yöntemler keşfediyoruz.
We were giving them all sorts of reasons to adapt new ways.
Çeşitli sebeplerle, onların farklı yaşam biçimlerine adapte olmalarına yol açıyoruz.
It lets you reuse the same materials in multiple different ways and surprising new ways.
Aynı materyali farklı ve şaşırtıcı yeni şekillerde kullanmanıza izin veriyor.
Every now and then, there are new modalities, new ways of being and understanding our world.
Geçmişten günümüze dünyayı anlamak için yeni yol ve yöntemler bulundu.
People don't change. They just find new ways to lie.
İnsanlar değişmez, sadece yalan söylemenin yeni bir yolunu bulur.
As you discover new ways that it could be worse.
Sonra fark edersin ki daha kötü olacak yepyeni bir yol var.
An addict's brain tries to find new ways to cope with stress. Yeah.
Bir bağımlının beyni stresle baş etmek için yeni yollar arar. Evet.
And yet each obstacle presented new ways of seeing things.
Ama karşıma çıkan her engel bakış açıma yeni ufuklar açtı.
With your help… we can pioneer new ways to eradicate violence.
Senin yardımınla, şiddeti yok etmek için yeni yollara öncülük edebiliriz.
With your help… we can pioneer new ways to eradicate violence.
Seninde yardımınla, şiddeti yok etmek için yeni yöntemler bulmaya öncülük edebiliriz.
But… Hey, don't start finding new ways to blame yourself for it.
Ama… Hey, kendini suçlamak için yeni yollar arama.
I am discovering myself, discovering new ways of expression, new dresses,
Kendimi keşfediyorum. İfadenin yeni yollarını, yeni elbiseleri,
Your tax dollars allow Zomcon new ways to protect our homeland from the zombie threat, giving us more time to relax
Ödediğiniz vergiler sayesinde Zomcon memleketimizi zombi tehditine karşı korumak için yeni yöntemler bulmaktadır. Bu bize,
finding new ways of looking for the Higgs because you can get incredibly creative.
bakmanın yeni yollarını bulmak için bilgilere eleyerek bilgisayar kodları yazıyorlar.
But the key is no more, which means I have to wrack my brains, contriving new ways to butcher you.
Ama artık anahtar yok ve bu da seni doğramanın yeni yollarını akıl etmek için kafamı patlatmak zorunda kalacağım anlamına geliyor.
They needed new ways to get a meal. Macaques don't normally eat them, but when they were stranded by the rising sea.
Yemek için yeni yöntemler bulurlar. Makaklar normalde bunları yemez, yükselen deniz sebebiyle çıkmaza düşerlerse.
Thanks to the cats. The may have been replaced as top predators, but they have quickly found new ways of surviving.
Hayatta kalmak için yeni bir yol buldular; kedilere teşekür etsinler. Onlar avcıların tepesindeki yerini kaybedebilirlerdi fakat.
And then more striking differences between the oceans and the continents began to emerge, as scientists developed new ways of looking at the sea floor.
Ve derken, bilim insanları deniz tabanına bakmak için yeni yöntemler geliştirdikçe okyanuslar ve kıtalar arasında daha da çarpıcı farklar ortaya çıkmaya başladı.
So finding new ways to deliver the same hormones we already know work is faster,
Zaten işe yarayan hormonları sağlamanın yeni yollarını bulmak daha hızlı, daha ucuz
Results: 264, Time: 0.0433

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish