EASIER WAYS in Turkish translation

['iːziər weiz]
['iːziər weiz]
daha kolay yollar
daha kolay bir yol

Examples of using Easier ways in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
There are plenty of easier ways to kill people.
İnsanları öldürmenin onlarca daha kolay yolu var.
There's easier ways to getting in here, like robbing a bank.
Buraya girmenin daha kolay yolu var. Banka soymak gibi.
There must be easier ways to make gold.
Altın yapmanın daha kolay yolları olmalı.
There are easier ways.
Çok daha basit yolları var.
There must be easier ways to prove yourself.
Kendini kanıtlamanın daha kolay yolları olması lazım.
If you're trying to take control of the Dabbur Zann, there's easier ways.
Daha kolay yollar var. Dabbur Zannın kontrolünü ele geçirmeye çalışıyorsan.
To commit suicide, Homer. There are easier ways.
İntihar etmenin daha kolay yolları var, Homer.
There's easier ways to get ahold of drugs.
Kolay yolları vardır. İlaç elde etmenin daha.
There are easier ways.
Daha kolay yolu var.
There must be easier ways of making money.
Para kazanmanın daha kolay yolu olmalı.
There's easier ways to kill yourself.
Kendini öldürmek için daha kolay yöntemler var.
The handcuffs. I mean, there are a million easier ways to kidnap someone.
Kelepçeler. Yani, sonuçta birini kaçırmak için milyonlarca kolay yol var.
There are easier ways to knock down a skyscraper than flying aircraft into it.
Hava aracını uçurmaktansa, bir gökdeleni yıkmanın daha kolay yolları vardır.
Believe me, there's a whole lot easier ways to make money.
Inanın bana, para kazanmak için çok kolay yollar var.
There are easier ways to end two men.
İki adamı indirmek için en kolay yöntemler.
Yeah, but there are easier ways to do that than resorting to murder.
Tamam da cinayete başvurmaktansa bunu yapmanın daha kolay yolları var.
Jennie Tate dead, there are easier ways.
Jennie Tatei öldürmek istediyse daha basit yolları vardı.
Easier ways to get a warm meal.
Sıcak yemek bulmak için kolay yollar işte.
I can think of easier ways to make 175 bucks a week.
Haftada 175 dolar kazanmanın daha kolay yollarını düşünebilirim.
There are plenty of easier ways To get money.
Para kazanmanın bir sürü kolay yolu var.
Results: 125, Time: 0.0436

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish