OMER in Turkish translation

ömer
omar
omer
umar
of amar
ummar
omer
omar
ömeri
omar
omer
umar
of amar
ummar
ömerin
omar
omer
umar
of amar
ummar
ömere
omar
omer
umar
of amar
ummar

Examples of using Omer in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I can't Omer, I can't!
Veremem Ömer, Ömer veremem!
Omer!- What is it? Omer!
Ne oldu? Ömer! -Ömer!
Omer! Did you say"Omer"? Omer!.
Ömer mi dedin? Ömer! Ömer!.
Now an omer is the tenth part of an ephah.
Bir omer efanın onda biridir.
All those tears, her regret… her happiness that Omer came was there.
O gözyaţlarý, piţmanlýđý… o bir an Ömer geldi diye mutluluđu.
He loved Omer very much, right?
Ne de çok severdi Ömeri deđil mi?
Omer, afterwards, I did everything for my sister.
Hepsini kardeţim için yaptým. Ýnsan kardeţi için her ţeyi yapar.
What is this? Omer!
Ne ulan bu? Ömer! Ömer!
Turkish Social Security Minister Omer Dincer signed several agreements on economic and infrastructure co-operation Monday(October 26th) in Belgrade.
Türkiye Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer 26 Ekim Pazartesi günü Belgradda ekonomi ve altyapı alanlarında işbirliği konulu çok sayıda anlaşma imzaladılar.
The group is run by a man named Omer Malik, a British national operating online.
Omer Malik tarafından yönetilen bir grup. Ülke çapında operasyon yapan bir İngiliz.
Labour and Social Policy Minister Omer Dincer visited Sandzak in late September
Çalışma ve Sosyal Politika Bakanı Ömer Dinçer Eylül ayı sonunda Sancakı ziyaret etti
Turns out, Omer Malik is a distant relative of Bashir Malik, who is an accomplice in the bombing.
Omer Malikin Bashir Malikle uzaktan akraba olduğunu öğrendim. Bombalama olayı.
The message sent by the memorial transcends Macedonia's borders, Turkey's Honorary General Consul to Macedonia Omer Suleiman told SETimes.
SETimesa konuşan Türkiyenin Makedonya Fahri Konsolosu Ömer Süleyman, anma merkezinin verdiği mesajın Makedonya sınırlarını aştığını söylüyor.
Even if they rip off my face 1000 times, they can't take me out of myself mom, they can't take your son, Omer, off.
Bin kere yýrtýp çýkartsalar ţu suratý, benim içimden beni çýkartamazlar anne… ođlunu, Ömeri çýkartamazlar. Bunu sen nasýl bilmezsin.
To make Omer Malik think he was recruiting a disgruntled DoD employee in a wheelchair.
Omer Malikin Savunma Bakanlığında çalışan, devlete kızgın tekerlekli sandalyeye mahkum biri olduğumu düşünmesini istedik.
And halfway across America, hailing from halfway around the world, Omer Obeidi lives with his cousins,
Ömer Obeidi kuzenleriyle yaşıyor, Rıza ailesi.
Omer had enough time to put on his jacket,
Ömerin ceketini giyecek kadar vakti oldu
Omer, the manager of the Liars Pub, was good at attracting a crowd to his place.
Liars Pubın işletmecisi olan Omer, kalabalığı mekanına çekmek konusunda başarılı biriydi.
It means, if we want to we can end everything, it means Omer is innocent.
Aradýđýmýz B planý iţte. Ýstersek her ţeyi bitirebiliriz demek. Ömerin suçsuz olmasý demek.
Omer Victor Simeon(July 21, 1902- September 17, 1959)
Omer Victor Simeon( 21 Temmuz 1902- 17 Eylül 1959),
Results: 236, Time: 0.0986

Top dictionary queries

English - Turkish