ONLY A FOOL in Turkish translation

['əʊnli ə fuːl]
['əʊnli ə fuːl]
sadece bir aptal
only a fool
only an idiot
only a dummy
only a moron
yalnızca bir aptal
only a fool
sadece bir ahmak
only an idiot
only a fool
ancak bir aptalın
only a fool
anca bir aptal
only a fool
sadece bir salak
only an idiot
only a fool
sadece bir kukla
's just a puppet
's only a puppet
only a fool
yalnızca bir ahmak

Examples of using Only a fool in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Would meet the Dothraki in an open field. Only a fool.
Yalnızca bir ahmak Dothrakiler ile meydanda karşılaşır.
Only a fool would tempt fate again.
Yalnızca bir aptal tekrar oraya gitmek ister.
Without a protection spell. Only a fool would attend a Mikaelson party.
Sadece bir aptal Mikaelson partisine koruma büyüsü olmadan katılır.
Only a fool or a liar would say that they look the same!
Sadece bir deli ya da yalancı ikisinin de aynı olduğunu söyler!
Only a fool stays aboard.
Yalnızca bir aptal gemide kalır.
My legs over Mo Farah's legs. Only a fool would eat.
Sadece bir aptal Mo Farahın bacakları yerine benimkileri yer.
Only a fool stays aboard.
Yalnızca bir aptal gemiyi terketmez.
Only a fool would attempt such a song sans epic string accompaniment.
Sadece bir aptal böyle bir destansı dize eşliğindeki şarkıyı söylemeye yeltenir.
Sans epic string accompaniment. Only a fool would attempt such a song.
Sadece bir aptal böyle bir destansı dize eşliğindeki şarkıyı söylemeye yeltenir.
Argues for the pride of a dead man. Only a fool.
Ölü bir adamın onuru için kavga çıkartır Yalnızca bir aptal.
Only a fool would question Riker's dedication to Starfleet and the people under his command.
Sadece bir aptal Rikerın ve emrindeki adamların… Yıldızfilosuna olan bağlılıklarını sorgulayabilir.
Only a fool argues for the pride of a dead man.
Ölü bir adamın onuru için kavga çıkartır Yalnızca bir aptal.
Dumbledore is a great wizard, only a fool would question it.
Dumbledore harika bir büyücü, sadece bir aptal bunu sorgular.
Given my history, only a fool would allow me to get close to them again.
Mazimi dikkate alınca yalnızca bir aptalın onlara yaklaşmama izin vereceğini.
Your Majesty, only a fool would bring you a mere investment.
Majesteleri, bir aptal sadece size sırf yatırım getirir.
Only a fool would bring you a mere investment.
Bir aptal sadece size sırf yatırım getirir.
Only a fool runs quickly to war.
Ancak bir aptal savaşa çabuk koşar.
Only a fool runs quickly to war or love.
Ancak bir aptal çok çabuk aşka veya savaşa koşar.
Don't you think that only a fool can do all this for me?
Bütün bunları benim için sadece aptal bir insanın yapabileceğini hiç düşünmüyor musun?
Only a fool.
Results: 203, Time: 0.0626

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish