OPEN-MINDED in Turkish translation

[əʊpən-'maindid]
[əʊpən-'maindid]
açık fikirli
açık fikirlidir
açık görüşlüyüm
açık fikirliyimdir

Examples of using Open-minded in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Your mother is very open-minded.
Annen çok açık fikirliymiş.
She had a gift… of an endless, open-minded, childlike curiosity.
Özel bir yeteneği vardı, sınırsız, her fikre açık, çocuksu bir meraka sahipti.
I'm a little bit more open-minded than most.
Ben çoğundan daha açık fikirliyim.
You're so open-minded.
Sen çok açık görüşlüsün.
He's very progressive. Very… open-minded.
Çok ilericidir. Çok… Açık görüşlüdür.
Thank you for being so open-minded.
Bu kadar açık fikirli olduğunuz için çok teşekkürler.
I'm gonna go and talk to some people who are a little more open-minded, Doctor.
Ben gidip daha açık fikirli biriyle görüşeceğim doktor.
Are you and your wife open-minded?
Sen ve karın açık fikirli misiniz?
You must learn to have an open-minded view of the world.
Dünyamıza daha açık görüşlü bakmalısın.
But many open-minded Saurians believe we can live together in peace.
Ancak bir çok ileri görüşlü Sauroncu birlikte… barış içinde yaşayabileceğimize inanıyor.
I would never have expected you to be so open-minded about what we do here.
Burada yaptıklarımız konusunda bu kadar açık görüşlü olmanı beklemezdim.
My suggestion Be a little more, open-minded to the situation you're in.
Biraz daha açık fikirli ol. Benim önerim: senin durumundaki biri için.
See? A little open-minded.
Gördünmü? O biraz olsun açık fikirli.
Midge is that open-minded?
Midge öyle açık fikirli mi?
But he's not. I believe he is very open-minded.
Fakat değil, onun çok açık fikirli biri olduğuna inanıyorum.
Now kids, let's be a bit more open-minded.
Çocuklar, biraz daha açık.
He's brilliant with numbers and is more open-minded.
Rakamlarla arası müthiş ve çok daha açık fikirli biri.
I got to believe, at the end of the day, he has an open-minded conscience.
İnanıyorum ki, günün sonunda… vicdanı biraz olsun yumuşayacaktır.
Open-minded folks such as yourselves can understand the need for a safe haven for those of us who are neither male nor female as you understand them.
Sizin gibi açık fikirli insanların… onların ne erkek ne de dişi olarak anlamadığı bizler için güvenli bir liman ihtiyacını anlayabiliyorum.
I want you to be open-minded and try to understand, Okay?
senin de açık görüşlü olmanı ve anlamak için çabalamanı istiyorum, tamam mı?
Results: 195, Time: 0.0378

Top dictionary queries

English - Turkish