OWN CREATION in Turkish translation

[əʊn kriː'eiʃn]
[əʊn kriː'eiʃn]
kendilerinin yaratılışına
kendi yarattığı
kendi eserini
kendi oluşumu
kendi yaratılışını
kendilerinin yaratılışında

Examples of using Own creation in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And he puts forth for Us a parable, and forgets his own creation. He says:"Who will give life to these bones when they have rotted away and became dust?
İnsan kendisini bir nutfeden yarattığımızı görmez mi ki hemen apaçık bir hasım kesilir ve kendi yaratılışını unutur da;'' Çürümüş kemikleri kim yaratacak'' diyerek, Bize misal vermeye kalkar?
And he invents an example for Us, while forgetting his own creation, saying,“Who is such that can revive the bones when they have completely rotted away?”?
İnsan kendisini bir nutfeden yarattığımızı görmez mi ki hemen apaçık bir hasım kesilir ve kendi yaratılışını unutur da;'' Çürümüş kemikleri kim yaratacak'' diyerek, Bize misal vermeye kalkar?
Recently we have been battered with the idea that maybe we didn't even have our own creation event, here on earth, which people didn't like much.
Burada, dünyada kendimize ait bir yaradılış olayının olmayabileceği fikri son zamanlarda bizi oldukça sarsmıştı. İnsanlar bundan hoşlanmadı. Sonra insan genomu bize sadece 35.000 genden ibaret olabileceğimizi söyledi.
I have been designing and making Troop own creations.
Ben Troop kendi kreasyonlar tasarlamakta ve yapıyordum.
Surely you're one of God's own creations.
Belli ki Tanrının kendi yarattıklarından biri.
It's my own creation.
Benim kendi kreasyonum.
A chaos of our own creation.
Kendi yarattığımız bir kaos.
My own creation plagues me.
Kendi eserim başıma bela oldu.
But all consequences are your own creation.
Ama bütün sonuçlar senin kendi yarattıkların.
Every civilisation has its own creation story.
Her bir toplumun kendine has bir yaratılış hikayesi vardır.
I'm a fantasy of your own creation.
Ben bir fanteziyim kendi yarattığın.
Our most elusive prey is our own creation.
Yakalanması en zor avı kendimiz yaratmışız.
And fell in love with his own creation.
Ve kendi eserine aşık olmuş.
Fruit of my own loins. My own creation.
Benim yaratımım. Benim kasıklarımın meyvesi.
Such a thought no longer lives of its own creation.
Böyle bir düşünce artık kendi yaratıcılığını yaşamaz olur.
That's actually a dark matter model of my own creation.
Bu aslında benim kendi yarattığım bir karanlık madde modeli.
Are you selling Over-the-counter security software As your own creation?
Bu tezgâh üstü yazılımı kendi buluşunuz olarak satıyorsunuz?
One wrong move… He becomes a victim of his own creation.
Tek bir yanlış… ve kendi eserinin kurbanı oluyor.
I won't stand here and get lectured by my own creation.
Kendi yarattığım birinin bana ders vermesini çekecek değilim.
This artist worked alone until he was stitched into his own creation.
Kendi eserine dikilene dek bu sanatçı yalnız çalıştı.
Results: 350, Time: 0.0471

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish