PARTIAL in Turkish translation

['pɑːʃl]
['pɑːʃl]
kısmen
partially
partly
in part
moderately
slightly
relatively
partial
kısmî
partial
yarım
half
unfinished
düşkün
fond
keen
partial
devoted
doting
needy
very
a fondness
with a penchant
loving
bir parça
piece
bit
of
part
item
fragment
song
chunk
slice
component
kısmi
partial
bir kısmını
some
part
of
section
a portion
partial
izleri
sign
trace
mark
trail
prints
tracks
scar
footprints
impression
indication
kısmisi
partial
bir kısmı
some
part
of
section
a portion
partial
kısmisini
partial
bir parçasını
piece
bit
of
part
item
fragment
song
chunk
slice
component
bir kısmının
some
part
of
section
a portion
partial
düşkünüm
fond
keen
partial
devoted
doting
needy
very
a fondness
with a penchant
loving

Examples of using Partial in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Excuse me, do you think he got a partial operation just because he has no family?
Ailesi olmadığı için ameliyatı yarım mı bıraksaydık? Affedersin,?
We got a partial plate. A bank camera caught the SUV.
Bir banka kamerası spor plakanın bir kısmını görebildik. hizmet aracını kaydetmiş.
Some thought Master was partial to Wong Tung.
Bazıları Ustanın Wong Tunga düşkün olduğunu düşündü.
I was able to get a partial plate.
Plakanın bir parçasını çıkarabildim.
Catalytic partial hydrogenation necessarily produces trans-fats, because of the reaction mechanism.
Katalitik kısmî hidrojenleşme reaksiyon mekanizması itibarıyla mecburen trans yağ üretir.
Only have a partial.
Sadece bir kısmı var.
I'm proposing we do a partial jump.
Yarım sıçrama yapmayı öneriyorum.
A partial signal was transmitted from Voyager.
Voyagerdan bir parça sinyal gönderilmiş.
Her mother got a partial plate.
Annesi plâkanın bir kısmını yakalamış.
I was always partial to a lady in red.
Her zaman kırmızılar içindeki bayanlara düşkün olmuşumdur.
They sent over a partial list of patients.
Hastaların bir kısmının listesini gönderdiler.
I got a partial on the license plate.
Plakasının bir parçasını bulduk.
Looks like there's a partial print on one, but it's smudged.
Birinin üzerinde kısmî parmak izi var gibi ama silinmiş.
Partial plate provided by our witness.
Plakanın bir kısmı tanığımız tarafından sağlandı.
Think we got a partial on the sink.
Ama lavabodan bir parça aldık sanırım.
But I wrote down a partial license plate number to check against his car back at the precinct.
Ama arabayı kontrol etmek için plâkasının bir kısmını yazmıştım.
We found a partial fingermark on a piece of glass from the fire bomb.
Yangın bombasının şişe kırığının üzerinde yarım bir parmak izi bulduk.
No! to maiden sacrifices, I hear. Dragons are partial.
Hayır! Ejderhaların bakire kurbanlıklara düşkün olduğunu duydum.
I got a partial on the license plate.
Plakanın bir parçasını buldum.
The FBI only has a partial list.
FBIda listenin yalnızca bir kısmı var.
Results: 1292, Time: 0.0618

Top dictionary queries

English - Turkish