POWERFUL ENEMIES in Turkish translation

['paʊəfəl 'enəmiz]
['paʊəfəl 'enəmiz]
güçlü düşmanlar
strong enemy
as the strongest adversary
powerful enemies
güçlü düşmanları
strong enemy
as the strongest adversary
powerful enemies
güçlü düşmanlarım
strong enemy
as the strongest adversary
powerful enemies
güçlü düşmanların
strong enemy
as the strongest adversary
powerful enemies

Examples of using Powerful enemies in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A young Queen cannot afford such powerful enemies.
Genç bir Kraliçe böylesine güçlü düşmanlarla başa çıkamaz.
You're seven very powerful enemies.
Sen yedi çok güçlü düşmansın.
I have powerful enemies. They may be watching.
Çok güçlü düşmanlarım var Belki şimdi izliyorlardır.
On whether you want powerful friends, or powerful enemies.
Güçlü dostlar istiyorsun, güçlü düşmanlar mı, ona göre değişir.
You have powerful enemies, Captain.
Çok güçlü düşmanların var Kaptan.
You now have very powerful enemies.
Artik çok guçlu dusmanlarin var.
Are you aware of how many powerful enemies you have, Goya? Do I?
Kaç tane güçlü düsman edindiginin farkinda misin Goya? Öyle mi?
He also had powerful enemies.
Ayrıca nüfuzlu hasımları da vardı.
It has powerful enemies.
Çok güçlü düşmanları var.
You must have powerful enemies?
Güçlü düşmanların olsa gerek?
You have powerful enemies, Thane Eirick.
Çok güçlü düşmanların var, Asilzade Eirick.
This Pope has powerful enemies.
Bu Papanın çok güçlü düşmanları var.
You always fight the most powerful enemies so you probably do not know it
Her daim en güçlü düşmanları karşınıza aldığınızdan muhtemelen bilmiyorsunuzdur
Six say that he has powerful enemies amongst the Vulcans in Washington and that's a good start.
MI6ya göre Washingtonda güçlü düşmanları varmış.- Bu iyi bir başlangıç.
You now have very powerful enemies, at the Soviet Embassy
Artık çok güçlü düşmanların var. Hem Sovyet Elçiliğinde
Senator Morra has some powerful enemies from a few different conglomerates, but personally I would be surprised if they would make a play for him.
Senatör Morranın birkaç farklı holdingden bazı güçlü düşmanları var fakat onların, Senatör için böyle bir oyun yapmasına şahsen şaşırırdım.
There's a dark plan for the continent, and whoever defends South America will have very powerful enemies.
Kıta için, karanlık bir planları var Güney Amerikayı kim savunabilir çok güçlü düşmanları varken.
Oh, really? And what are you going to discover, that I have powerful enemies?
Y: i} Oh, gerçekten mi? Güçlü düşmanlarımızı keşfetmek için Sürücünün hakkında bilgi toplamamız lazım?
And what are you going to discover, that I have powerful enemies? Oh, really?
Y: i} Oh, gerçekten mi? Güçlü düşmanlarımızı keşfetmek için Sürücünün hakkında bilgi toplamamız lazım?
You have powerful enemies here, and you know it,
Burada çok güçlü düşmanlarınız var, bunu biliyorsunuz.
Results: 51, Time: 0.0423

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish