desteklemek
to support
to endorse
back
promote
advocating
to encourage
to be supportive
to reinforce terfi ettirelim
a promotion
to be promoted
getting promoted teşvik et
to encourage
to promote
inciting
to stimulate it
incentive
foment
to urge
to incentivize
encouragement tanıtmak
to know
to meet
to recognize
recognise
to identify
acquaintance tanıtımına
publicity
promotional
introduction
presentation
demo
introductory
orientation
promo
tupperware
intro desteklemeye
to support
to endorse
back
promote
advocating
to encourage
to be supportive
to reinforce terfi ettirmek
a promotion
to be promoted
getting promoted terfi ettirdim
a promotion
to be promoted
getting promoted terfi ettir
a promotion
to be promoted
getting promoted destekleme
to support
to endorse
back
promote
advocating
to encourage
to be supportive
to reinforce desteklemeleri
to support
to endorse
back
promote
advocating
to encourage
to be supportive
to reinforce teşvik ettiğini
to encourage
to promote
inciting
to stimulate it
incentive
foment
to urge
to incentivize
encouragement
Promote me, please, so I can make lieutenant, and have my own room.Lütfen terfi verin, böylece yüzbaşı olup kendi odama kavuşayım. There are patterns of behavior that promote survival. Hayatta kalmayı destekleyecek davranış kalıpları vardır. I don't care how much they promote it, kale is a garnish. Ne kadar reklamını yaparlarsa yapsınlar lahana sadece bir garnitür. Birisini terfi ettir. They sell energy supplements, vitamins, promote a healthy lifestyle. Sağlıklı bir yaşam tarzını destekleyen ,… enerji takviyeleri ve vitaminler satıyorlar.
He tried to ban rap music because he feels the lyrics promote violence. Sözleri şiddete teşvik ediyor diye rap müziği yasaklamaya çalışan herif. You can't promote me, George. Beni terfi ettiremezsin George. I would promote you, but you're already a captain. Seni terfi ettirirdim ama zaten kaptansın. Promote living art, anti-art, anti-art.Yaşayan sanatı teşvik edin, karşıt sanatı, karşıt sanatı. So I have to promote my book and make paid appearances. Kitabımın reklamını yapmam ve nerede çıkabiliyorsam çıkmam gerekiyor. You can't promote me, George. Director, Tony. Beni terfi ettiremezsin George. I hear they might promote Bryukhanov. Bryukhanov terfi alabilirmiş diye duydum. To carry out and promote research in relevant fields. Sağlık alanında araştırmaları teşvik ve rehberlik etmek. Terfi olursun.Onu terfi ettirin. Filmimin reklamını yapıyorum. We could promote him out of town. Ona şehir dışında terfi verebiliriz. I will promote your friends, too. Ben de arkadaşları teşvik edeceğim. I'm afraid I can't promote you. Korkarım ki seni terfi edemem.
Display more examples
Results: 155 ,
Time: 0.096